Trump yönetimi, Federal Rezerv (Fed) Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook'un görevden uzaklaştırılması için benzeri görülmemiş bir girişim başlattı. Axios'un edindiği bilgilere göre, Beyaz Saray Cook'a Başkan Trump'ın kendisini görevden almayı değerlendirdiğini bildiren bir yazı gönderdi ve kendisine 21 gün süre tanıdı. Bu süreç, Amerikan merkez bankasının bağımsızlığına yönelik en ciddi tehditlerden biri olarak yorumlanıyor ve küresel piyasalarda tedirginlik yaratıyor.
Benzeri Görülmemiş Bir Girişim
ABD'de Federal Rezerv Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri, ekonomik istikrarı sağlamak amacıyla siyasi baskılardan bağımsız hareket etmeleri için yasal olarak korunmaktadır. Ancak Trump yönetimi, görev süresi dolmadan Fed yetkililerini görevden alma yetkisini kullanmaya çalışarak tarihi bir emsal yaratmaya yöneliyor. Cook, 2022 yılında Başkan Joe Biden tarafından Fed Yönetim Kurulu'na atanan ve görev süresi 2024'te sona erecek bir iktisatçıdır. Ancak bu tarihi tartışma, görev süresinin dolmasından önce başlatılan bu sürecin Beyaz Saray'ın Fed üzerindeki nüfuzunu artırma çabası olarak değerlendiriliyor.
Cook'un görevden alınması halinde, Fed'in para politikası üzerinde doğrudan etkisi olacağı ve özellikle enflasyonla mücadele sürecini sekteye uğratabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, bu girişimin faiz kararlarının siyasallaşmasına yol açabileceği ve Amerikan ekonomisinin güvenilirliğine zarar verebileceği konusunda uyarıyor. Ayrıca, bu gelişme, Trump'ın ilk döneminde de sık sık Fed'in bağımsızlığını hedef almasının devamı niteliğinde.
Küresel Piyasalara Yansımalar
Bu hamle, yalnızca ABD iç siyasetiyle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda küresel finans piyasaları için de büyük bir risk unsuru oluşturuyor. Fed'in bağımsızlığı, dünya genelindeki yatırımcılar için ABD doları, tahvil ve hisse senedi piyasalarının istikrarının teminatı olarak görülüyor. Cook'un görevden alınması ihtimali, doların değer kaybetmesine, ABD tahvillerine olan güvenin sarsılmasına ve gelişmekte olan ülke piyasalarına olumsuz yansımalara yol açabilir. Ekonomistler, Fed'in siyasi müdahaleye maruz kalmasının uzun vadede Amerikan ekonomisinin itibarını zedeleyeceğini ve küresel belirsizlikleri artıracağını vurguluyor.
Beyaz Saray'ın bu hamlesinin hukuki temeli de belirsiz. Anayasa uzmanları, bir Fed yönetim kurulu üyesinin ancak 'yetersizlik' durumunda görevden alınabileceğini, bu gerekçenin de yargı denetimine açık olduğunu hatırlatıyor. Cook'un avukatları, sürecin yasalarla açıkça çeliştiğini savunarak dava hazırlığında oldukları bildiriliyor. Bu durum, yönetim ile merkez bankası arasında hukuki bir krize yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye ekonomisi için önemli bir gösterge niteliği taşıyor. Fed'in bağımsızlığının zedelenmesi, küresel para politikasında belirsizlik yaratarak TL dahil gelişen piyasa para birimlerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Fed'in para politikalarına siyasi müdahale, Türkiye'nin yurt dışından finansman bulma koşullarını zorlaştırabilir ve sermaye akımlarını yavaşlatabilir. Türkiye, halihazırda kendi merkez bankasının bağımsızlığı konusunda uluslararası eleştirilerle karşı karşıyayken, bu tür gelişmeler gelişmekte olan ülkelerde merkez bankası bağımsızlığının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Küresel finansal istikrarın teminatı olan kurumsal bağımsızlıkların aşınması, Türkiye gibi ülkelerin dış şoklara karşı direncini azaltıcı bir faktör olarak değerlendiriliyor.