Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yayımlanan yeni bir rapora göre, 2025 yılında başta ABD olmak üzere büyük bağışçı ülkelerin dış yardım bütçelerinde yaptığı kesintiler, dünya genelinde yaklaşık 1 milyon kadının hayati sağlık, eğitim ve ekonomik destek hizmetlerine erişememesine neden oldu. Raporda, ABD'nin 2025 yılında dış yardımları ilk kez ciddi oranda azalttığı, ardından diğer büyük donörlerin de benzer adımlar attığı belirtiliyor.
Kesintilerin Boyutu ve Etkileri
BM Kadın Birimi verilerine göre, 2025'te küresel insani yardım fonlarında %20'ye varan bir azalma yaşandı. Bu kesintilerden en çok kadınlar ve kız çocukları etkilendi. Özellikle Afrika ve Güney Asya'da, kadın sığınma evleri, anne-çocuk sağlığı klinikleri ve kız çocuklarına yönelik eğitim programları kapanma noktasına geldi. Raporda, ABD'nin yıllık 10 milyar dolar civarındaki yardım bütçesini 2025'te yarı yarıya indirdiği, bunun da diğer ülkeler üzerinde domino etkisi yarattığı vurgulanıyor. Birleşik Krallık, Almanya ve Japonya gibi diğer büyük bağışçılar da bütçelerini kıstı. BM'nin Kadınlara Yönelik Şiddetle Mücadele Fonu'na ayrılan kaynaklar %30 oranında azaldı.
Uzmanlar, bu durumun özellikle çatışma bölgelerinde yaşayan kadınları daha kırılgan hale getirdiğini belirtiyor. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre, yardım kesintileri nedeniyle mülteci kamplarında yaşayan kadınların temel gıda ve sağlık hizmetlerine erişimi giderek zorlaşıyor. Ayrıca, kadınların iş gücüne katılımını artırmaya yönelik mikro kredi programları da askıya alındı.
Küresel Boyut ve Tepkiler
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, yardım kesintilerinin 'insani bir felakete' yol açtığını söyledi. BM, bağışçı ülkelere acil olarak taahhütlerini yerine getirme çağrısı yaptı. Ancak ABD yönetimi, önceliğin iç ekonomik sorunlar ve sınır güvenliği olduğunu savunarak yardım bütçelerindeki kesintilerin kalıcı olacağını sinyalini verdi. Avrupa Birliği ise konuyla ilgili ortak bir pozisyon belirlemeye çalışıyor. STK'lar, özellikle kadın odaklı yardım programlarının durdurulmasının, uzun vadede bölgesel istikrarsızlığı artıracağı uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye ve diğer bölgesel krizlerden etkilenen kadınlara yönelik yardım programlarını sürdürürken, bu küresel kesinti dalgasından etkilenmemektedir. Ancak yardım kesintilerinin yol açtığı insani kriz, Türkiye'nin komşu bölgelerinde (Suriye, Irak, Afganistan) ekonomik ve sosyal istikrarsızlığı derinleştirebilir. Bu durum, Türkiye'ye yeni mülteci akışları ve sınır güvenliği riskleri olarak yansıyabilir. Ayrıca, Türk STK'larının bölgedeki kadın odaklı projeleri için uluslararası fon bulma imkanı daralabilir. Ankara'nın bu süreçte, hem kendi insani yardım politikalarını gözden geçirmesi hem de alternatif fon kaynakları yaratması gerekebilir.