Hong Kong'da yeni mezunlar, yapay zeka teknolojilerindeki hızlı ilerleme ve iş piyasasındaki yapısal dönüşüm nedeniyle 2021'den bu yana en zorlu iş arama dönemini geçiriyor. Hong Kong Politeknik Üniversitesi veri bilimi ve analitiği bölümü mezunu Ivan Cheung, Mart ayından bu yana 200'den fazla iş başvurusu yaptı. Görüşme veya yazılı sınava davet edildiği bir düzine kadar şirketten birinin kendisini işe almasını umuyor. Cheung'un yaşadığı zorluk, Hong Kong'da genç işsizliğinin nispeten düşük (%6,6) olmasına rağmen, kalifiye mezunların bile iş bulmakta zorlanmasıyla dikkat çekiyor.
Yapay zekanın iş piyasasına etkisi
Özellikle veri bilimi, yazılım geliştirme ve finans gibi alanlarda yapay zeka tabanlı araçlar, birçok rutin işi otomatize ederken, yeni mezunlardan beklenen beceri setini de kökten değiştiriyor. İşverenler, artık sadece teknik bilgi değil, aynı zamanda yapay zeka sistemlerini yönetme ve yorumlama yeteneği arıyor. Bu durum, eğitim müfredatı ile iş piyasası arasındaki uçurumu derinleştiriyor. Cheung gibi mezunlar, sahip oldukları teknik becerilere rağmen, iş ilanlarında istenen "yapay zeka okuryazarlığı" veya "makine öğrenimi deneyimi" gibi şartları karşılamakta zorlanıyor.
Hong Kong İş ve Meslek Kurumu verilerine göre, 2024'ün ilk çeyreğinde üniversite mezunlarına yönelik iş ilanları bir önceki yıla göre %12 azaldı. Aynı dönemde, yapay zeka ve otomasyonla ilgili becerileri vurgulayan ilanlar ise %35 arttı. Bu eğilim, özellikle bankacılık, lojistik ve perakende gibi geleneksel sektörlerde belirgin. Citibank Hong Kong, son iki yılda müşteri hizmetleri ve veri girişi pozisyonlarının %20'sini yapay zeka çözümleriyle değiştirdiğini açıkladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Yaşanan bu dönüşüm sadece Hong Kong'a özgü değil. Singapur, Tokyo ve Güney Kore gibi Asya'nın diğer teknoloji odaklı ekonomilerinde de benzer bir tablo gözlemleniyor. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün raporuna göre, Asya-Pasifik bölgesinde 2025 yılına kadar işlerin %14'ü yapay zeka kaynaklı dönüşümden etkilenecek. Bu durum, genç işsizliğinin yapısal bir sorun haline gelebileceği endişesini artırıyor. Hong Kong'da ayrıca, Çin anakarasıyla artan entegrasyon ve jeopolitik gerginlikler, yabancı yatırımların azalmasına ve iş piyasasında daralmaya yol açıyor. Uluslararası şirketlerin bölge ofislerini başka merkezlere taşıması, özellikle finans ve danışmanlık sektörlerinde iş fırsatlarını kısıtlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'daki bu gelişme, Türkiye için de önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'de özellikle genç işsizliğinin yüksek olduğu (%17,4) ve teknoloji odaklı istihdamın arttığı bir dönemde, yapay zeka ve otomasyonun iş piyasasında yaratacağı dönüşüme hazırlıklı olmak gerekiyor. Türkiye'nin eğitim müfredatını, yapay zeka ve dijital becerileri entegre edecek şekilde güncellemesi, iş gücünün geleceğe uyum sağlaması açısından kritik. Ayrıca, yabancı yatırım çekme ve jeopolitik istikrarı koruma çabaları, Hong Kong örneğinde olduğu gibi, iş piyasasının daralmasını önlemede belirleyici olacaktır.