ABD Savunma Bakanlığı, 9 Haziran 2026 Salı günü başlattığı İran'a yönelik askeri operasyonların tamamlandığını duyurdu. Operasyon, Umman açıklarında bir ABD Ordusu Apache helikopterinin düşmesinin ardından geldi. ABD Başkanı Donald Trump, kazadan İran'ı sorumlu tutmuştu. İran ise yaptığı açıklamada, 'hiçbir saldırıya veya tehdide cevapsız kalmayacağını' belirtti. Bu gelişme, Batı Asya'da tansiyonun yeniden zirve yapmasına neden oldu.
Operasyonun Arka Planı ve Detayları
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan yazılı açıklamada, 'savunma amaçlı' olarak nitelendirilen saldırıların, İran'ın askeri tesislerine yönelik olduğu belirtildi. Operasyon kapsamında İran'ın hava savunma sistemleri, füze rampaları ve lojistik merkezlerinin vurulduğu iddia ediliyor. ABD, saldırıların 'kesin ve orantılı' olduğunu savunurken, İran resmi haber ajansı IRNA, ABD'nin iddialarının aksine saldırıların sınırlı kaldığını ve ciddi bir hasar oluşmadığını duyurdu. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, 'işgalci güçlerin her türlü saldırısına karşı koyma hakkımızı saklı tutuyoruz' ifadelerini kullandı.
Olay, 7 Haziran'da Umman kıyılarında düşen ABD Apache helikopteriyle başladı. Kazada iki pilot hayatını kaybetti. ABD Başkanı Trump, kazanın ardından yaptığı açıklamada 'İran'ın saldırgan eylemlerine' dikkat çekmiş ve misilleme sözü vermişti. İran ise kazayla herhangi bir ilgisi olmadığını belirterek suçlamaları reddetmişti. Ancak ABD yönetimi, istihbarat raporlarına dayanarak İran'ın bölgedeki vekil güçler aracılığıyla helikopteri düşürdüğünü iddia etti. Bu iddialar, bölgede daha önce de yaşanan benzer olayları akıllara getirdi. Örneğin, 2020 yılında ABD'nin Bağdat'ta İranlı general Kasım Süleymani'yi öldürmesi, İran'ın misilleme olarak Irak'taki ABD üslerine füze saldırısı düzenlemesine yol açmıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, Batı Asya'da zaten kırılgan olan güvenlik dengesini daha da karmaşık hale getirdi. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail, ABD'nin eylemlerine destek açıklarken, Rusya ve Çin taraflara itidal çağrısında bulundu. Avrupa Birliği, 'acilen ateşkes' talebinde bulundu. Bu saldırı, İran'ın nükleer programına yönelik müzakerelerin zaten askıya alındığı bir dönemde gerçekleşti. Enerji piyasaları da gelişmeden etkilendi; petrol fiyatları yüzde 5'in üzerinde artış gösterdi. Bölgede yeni bir sıcak çatışma riski, küresel ekonomiyi tehdit ederken, özellikle Hürmüz Boğazı'nın güvenliği endişe yaratıyor. İran'ın boğazı kapatma tehdidi, daha önce de gündeme gelmişti. Şimdi, İran'ın bu tehdidi hayata geçirip geçirmeyeceği merak konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran gerilimi, Türkiye'yi yakından ilgilendiriyor. Türkiye, hem ABD ile NATO müttefiki hem de İran ile komşu ve enerji ticaretinde ortak. Bu çatışma, Ankara'yı zor bir denge politikasına itiyor. Olası bir savaş, Türkiye'nin güneydoğu sınırında istikrarsızlık yaratabilir, mülteci akışını artırabilir. Ayrıca, bölgedeki enerji ticareti, özellikle doğalgaz ve petrol akışı sekteye uğrayabilir. Türkiye, bu tür bir krizde arabulucu rolü üstlenebilir ancak tansiyonun düşürülmesi için diplomatik kanalların açık tutulması kritik. Irak ve Suriye'deki İran varlığına ilişkin gelişmeler de Türk güvenliğini doğrudan etkileyebilir.