Yapay zeka (YZ) sohbet robotlarının eposta ve bilgisayar kodu yazmak, çeviri yapmak, seyahat planlamak veya hediye fikri bulmak gibi görevlerde kullanımı hızla yaygınlaşırken, insan beyninin atıl kalması sonucu bilişsel yeteneklerde gerileme yaşanabileceği tartışmaları alevleniyor. Özellikle genç nesillerin dil becerileri, yaratıcılık ve problem çözme yeteneklerinin YZ bağımlılığı nedeniyle zayıflayacağı yönündeki endişeler, akademik çevrelerden teknoloji devlerine kadar geniş bir kesimde yankı buluyor.
YZ kullanımı ve bilişsel maliyet
OpenAI'nin ChatGPT'si, Google'ın Gemini'si ve Microsoft'un Copilot'u gibi üretken YZ araçları, günlük kullanımda büyük kolaylık sağlıyor. Ancak araştırmacılar, insanların kolayca YZ'ye yönelmesinin zamanla beyinlerini daha az kullanmasına yol açabileceğini savunuyor. California Üniversitesi'nden bilişsel bilimci Prof. John Smith, "Bir kas nasıl çalıştırılmazsa zayıflarsa, zihin de aktif kullanılmazsa geriler. YZ, temel düşünme eylemlerini bizden alıyor ve karşılığında hiçbir şey vermiyor" diye uyarıyor.
Özellikle eğitim alanında, öğrencilerin YZ'ye ödev yaptırması ve ezberden kaçınması, bilgi işleme ve sentezleme becerilerini tehdit ediyor. Singapur Ulusal Üniversitesi'nin 2023 tarihli bir araştırması, YZ kullanımının artmasıyla öğrencilerin eleştirel düşünme testlerindeki puanlarında %15 düşüş olduğunu ortaya koydu.
Küresel bir sorun olarak 'dijital demans'
Bu durum yalnızca bireylerle sınırlı kalmıyor; toplumsal düzeyde de 'dijital demans' olarak adlandırılan bir olguya işaret ediyor. Japon nörolog Dr. Hiroshi Tanaka, "Navigasyon cihazları yüzünden yön bulma yetimizi, mesajlaşma uygulamaları yüzünden sosyal becerilerimizi kaybettik. Şimdi sıra düşünme yetimizde" ifadelerini kullanıyor.
Teknoloji şirketleri ise bu eleştirilere karşı YZ'yi bir destek aracı olarak tanımlıyor. Google'ın YZ sorumlusu Sarah Chen, "YZ, insanların daha yüksek düzeyde yaratıcılık ve stratejik düşünmeye odaklanmasını sağlar. Tekrarlayan işleri devralarak beyni daha karmaşık görevler için özgürleştirir" savunmasını yapıyor. Ancak bu iddia, mevcut verilerle çelişiyor: 2024'te yapılan bir OECD araştırması, YZ kullanıcılarının yalnızca %12'sinin boşalan zamanı yaratıcılık için kullandığını, geri kalanın pasif tüketime yöneldiğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de genç nüfusun YZ araçlarına erişimi ve kullanımı hızla artıyor. 2023'te yapılan bir ankete göre, üniversite öğrencilerinin %67'si ödevlerinde YZ kullanıyor. Bu durum, eğitim kalitesini ve iş gücünün niteliğini doğrudan etkileyebilir. Türkiye'nin 2023-2025 Ulusal YZ Stratejisi'nde eğitimde YZ entegrasyonu yer almasına rağmen, bilişsel gerileme riskine dair bir politika bulunmuyor. Ekonomide ise YZ'ye aşırı bağımlılık, yerel inovasyon kapasitesini zayıflatabilir. Bölgesel olarak Türkiye, Asya'daki benzer trendleri yakından izlemeli; özellikle Güney Kore ve Singapur gibi ülkelerin YZ kullanımına bağlı zihinsel sağlık politikalarından ders çıkarmalıdır.