ABD ve İran arasında, beş gündür aralıksız devam eden karşılıklı saldırılar, Orta Doğu'da ciddi bir savaşın eşiğinde olduğumuzu gösteriyor. ABD Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Amerikan güçleri Çarşamba günü İran'a ait yeni askeri hedefleri vurdu. Bu saldırılar, İran'ın Amerikan üslerine düzenlediği füze ve drone hücumlarının hemen ardından geldi. Pentagon, operasyonların İran'ın saldırı kabiliyetini zayıflatmayı amaçladığını belirtirken, Tahran yönetimi 'meşru müdafaa' hakkını kullandığını ve gerektiğinde daha büyük çaplı saldırılara hazır olduğunu duyurdu. Her iki taraf da geri adım atmaya niyetli görünmüyor ve çatışmalar bölgesel bir savaşa dönüşme potansiyeli taşıyor.
Gerilim Krizi: Beş Gündür Süren Saldırı Dalgası
Gerilim, ABD'nin geçtiğimiz Cuma günü İran destekli milislere ait olduğu iddia edilen hedeflere hava saldırısı düzenlemesiyle başladı. İran ise buna Pazartesi günü, Irak ve Suriye'deki Amerikan üslerine balistik füzelerle karşılık verdi. ABD, İran'ın saldırılarında herhangi bir can kaybı yaşanmadığını ancak bazı altyapının hasar gördüğünü bildirdi. Buna karşılık Washington, Salı ve Çarşamba günleri İran'ın denizdeki petrol platformları ve kıyı bataryaları gibi askeri altyapısına yönelik yoğun hava operasyonları gerçekleştirdi. İran Devrim Muhafızları, 'işgalci güçlere karşı koyacaklarını' açıklayarak ABD'nin sivil uçaklarını ve ticaret gemilerini vurma tehdidinde bulundu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), operasyonların devam edeceğini duyururken, İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne başvurarak ABD'nin saldırganlığını kınadı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, tarafları itidale çağırdı ancak somut bir adım atılmadı. Rusya ve Çin, ABD'yi 'provokatif eylemlerle' suçlarken, Avrupa Birliği arabuluculuk teklifinde bulundu. Öte yandan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin de aralarında olduğu bazı Körfez ülkeleri, tansiyonun düşürülmesi için dolaylı temaslarda bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Etkiler: Petrol Fiyatları Tavan Yaptı
Çatışmaların beşinci gününde küresel piyasalarda petrol fiyatları yüzde 10'un üzerinde artarak varil başına 95 doları aştı. Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğinin tehdit altında olması, enerji arzına ilişkin endişeleri körükledi. ABD, bölgedeki müttefiklerine ek askeri sevkiyat yaparken, İran ise Yemen'deki Husiler ve Lübnan Hizbullahı aracılığıyla İsrail ve Suudi Arabistan'ı tehdit ediyor. İsrail, kuzey sınırında yüksek alarm durumuna geçti. NATO, ittifakın 5. maddesinin devreye girip girmeyeceğini tartışırken, Türkiye, çatışmanın kendi sınırlarına sıçramasından endişe ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran çatışması, Türkiye'nin güvenliğini doğrudan etkileme potansiyeline sahip. İran'ın komşusu olan Türkiye, çatışma bölgelerine (Irak ve Suriye) sınırı bulunuyor. Saldırılar sınır ötesi suç ve göç dalgalarını tetikleyebilir. Ayrıca, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı tehdit etmesi, Türkiye'nin enerji maliyetlerini artırarak cari açığı büyütebilir. Türkiye, son dönemde Rusya-Ukrayna savaşında izlediği dengeli politikaya benzer bir tutum benimseyerek, hem NATO müttefiki ABD'yle hem de komşusu İran'la diyalog kanallarını açık tutmaya çalışıyor. Ancak çatışmanın yayılması halinde Ankara'nın diplomatik inisiyatif alması gerekebilir.