ABD'de dört avukat, mahkemeye sundukları dilekçelerde yapay zeka (YZ) tarafından üretilmiş, gerçekte var olmayan mahkeme kararlarına atıfta bulundukları gerekçesiyle meslekten men edildi ve para cezasına çarptırıldı. New York merkezli hukuk bürosunda çalışan avukatların, bir tazminat davasında savunma olarak kullandıkları içtihatlardan en az altısının tamamen hayal ürünü olduğu tespit edildi. Olay, hukuk camiasında yapay zeka araçlarının etik kullanımı konusunda önemli bir uyarı niteliği taşıyor.
Gelişmenin arka planı
Dava, bir yolcu gemisinde yaralanan bir kişinin açtığı tazminat davasıydı. Avukatlar, davalının sorumluluğunu reddeden emsal kararlar bulmak için ChatGPT benzeri bir yapay zeka aracı kullandı. Mahkeme, sunulan içtihatların hiçbirini kendi veri tabanlarında bulamayınca inceleme başlattı. Araştırmada, alıntılanan altı davanın tamamen uydurma olduğu, hatta bazılarında hayali yargıç isimleri ve tarihler bile yer aldığı ortaya çıktı.
Mahkeme, avukatların hem mesleki ihmali hem de mahkemeyi yanıltma girişiminde bulunduklarına hükmetti. Her bir avukata 5.000 dolar para cezası verilirken, aynı zamanda davadan men edildiler. Yargıç kararında, “Yapay zeka araçları hukuk araştırmalarında yardımcı olabilir, ancak avukatların nihai sorumluluğu sunulan her bilginin doğruluğunu denetlemektir” ifadelerini kullandı.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu olay, yapay zekanın hukuk ve diğer profesyonel alanlarda artan kullanımının beraberinde getirdiği etik sorunları gözler önüne seriyor. ABD'de birçok hukuk bürosu, belge tarama ve hukuki araştırma için yapay zeka araçlarını benimsemiş durumda. Ancak bu araçların “halüsinasyon” (gerçek dışı bilgi üretme) eğilimi, özellikle içtihat gibi yüksek doğruluk gerektiren alanlarda ciddi riskler oluşturuyor.
Dünya genelinde barolar, yapay zeka kullanımına ilişkin yönergeler geliştirmeye çalışıyor. İngiltere ve Avustralya'da benzer vakalar yaşanırken, Avrupa Birliği yapay zeka düzenlemelerinde hukuki sorumluluğu netleştirmeyi hedefliyor. Uzmanlar, avukatların teknolojiye körü körüne güvenmek yerine, YZ çıktılarını geleneksel yöntemlerle doğrulamaları gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de hukuk büroları ve akademik çevreler yapay zeka araçlarını kullanmaya başlamış olsa da, bu tür bir skandal henüz yaşanmadı. Ancak ABD'deki bu vaka, Türkiye Barolar Birliği ve Adalet Bakanlığı için önemli bir uyarı niteliğinde. Yapay zekanın hukuki süreçlerde kullanımına dair etik kuralların ve denetim mekanizmalarının oluşturulması, benzer olayların önüne geçmek için kritik önem taşıyor. Ayrıca Türk yargı sisteminin dijital dönüşümü kapsamında, YZ araçlarının güvenilirliği ve sorumluluk paylaşımı netleştirilmelidir.