Yapay zeka tabanlı hukuk araçlarının yaygınlaşması, bireylerin mahkemelerde kendilerini temsil etme eğilimini artırıyor. "Vibe avukatlığı" olarak adlandırılan bu yeni akım, özellikle ABD'de dikkat çekiyor. Ancak sonuçlar oldukça karmaşık: Kimi davalarda başarılı savunmalar yapılırken, kimi durumlarda büyük maddi ve hukuki kayıplar yaşanıyor. Bu durum, hem hukuk sisteminin geleceğine hem de yapay zekanın toplumsal etkilerine dair önemli soruları gündeme getiriyor.
Gelişmenin Arka Planı: AI ve Hukukta Kendi Kendine Temsil
"Vibe avukatlığı" terimi, sosyal medyada popülerleşen bir kavram. Temel olarak, bireylerin avukat tutmak yerine ChatGPT gibi büyük dil modellerini kullanarak hukuki belgeler hazırlaması ve mahkemede kendini savunması anlamına geliyor. Bu eğilim, özellikle düşük gelirli bireyler arasında yaygınlaşıyor. Zira geleneksel avukatlık ücretleri, birçok kişi için ulaşılamaz durumda.
Ancak uzmanlar, AI'ın hukuki süreçlerde kullanılmasının ciddi riskler taşıdığı konusunda uyarıyor. Örneğin, bir AI sohbet robotu yanlış bir dava stratejisi önerebilir veya eksik bilgi sunabilir. Geçtiğimiz yıl bir davada, bir kişi ChatGPT'nin hazırladığı bir belgeyi mahkemeye sunmuş ancak belgede uydurma davalara atıflar yapıldığı ortaya çıkmıştı. Mahkeme, bu durumu "kötü niyetli" olarak değerlendirerek davayı reddetmişti.
Bununla birlikte, bazı durumlarda AI araçları başarılı da olabiliyor. Özellikle basit ev sahibi-kiracı anlaşmazlıkları, küçük ticari uyuşmazlıklar ve aile hukuku gibi alanlarda, AI destekli kendini temsil eden bireyler olumlu sonuçlar alabiliyor. ABD küçük icra mahkemelerinde yapılan bir araştırma, AI kullanan kendini temsil eden bireylerin, hiçbir yardım almadan kendini temsil edenlere göre %20 daha başarılı olduğunu gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Hukuk Sistemlerinin Dönüşümü
Bu eğilim sadece ABD ile sınırlı değil. Birleşik Krallık, Avustralya ve Kanada gibi ülkelerde de benzer bir yükseliş görülüyor. Özellikle online mahkeme sistemlerinin gelişmesi, bireylerin avukatsız dava açmasını kolaylaştırıyor. İngiltere'deki bir mahkeme, geçtiğimiz ay bir AI tarafından hazırlanan savunmayı kabul etti ve davayı olumlu sonuçlandırdı.
Ancak hukuk sistemleri, bu yeni duruma hazırlıklı değil. Birçok yargıç, AI tarafından hazırlanan belgelerin güvenilirliğini sorguluyor. Ayrıca, etik kaygılar da var: AI, tarafsız olmayan öneriler sunabilir veya taraflı veri setleri nedeniyle ayrımcı kararları teşvik edebilir. Hukuk okulları, müfredatlarına AI etiği dersleri eklemeye başladı; ancak değişim yavaş ilerliyor.
Ekonomik boyut ise daha karmaşık. Bir yandan hukuki hizmetlerin maliyetini düşürebilecek potansiyele sahip olan bu akım, diğer yandan avukatlık mesleğini tehdit ediyor. Özellikle basit davalara bakan küçük hukuk büroları, iş kaybı yaşayabilir. Büyük hukuk firmaları ise AI'ı kendi lehlerine kullanarak verimlilik artışı sağlıyor. Örneğin, bir firma AI sayesinde belge tarama süresini %70 azalttığını duyurdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de henüz "vibe avukatlığı" yaygınlaşmamış olsa da, benzer eğilimlerin izleri görülüyor. Özellikle tüketici mahkemelerinde, bireylerin sosyal medya grupları aracılığıyla bilgi alarak kendilerini temsil etmeye çalıştığı biliniyor. AI tabanlı hukuk araçlarının Türkçe dil desteğinin artmasıyla birlikte, bu akımın Türkiye'de de yaygınlaşması muhtemel. Ancak Türk hukuk sistemi, ABD'ye kıyasla daha az esnek olduğu için, başarı oranlarının düşük olabileceği tahmin ediliyor. Ayrıca, Türkiye'de adli yardım mekanizmasının varlığı, düşük gelirli bireyler için alternatif bir yol sunuyor. Yine de, yapay zekanın hukuki süreçlerdeki rolü arttıkça, Türkiye'de de etik ve yasal düzenlemelerin gündeme gelmesi beklenebilir. Bu gelişme, küresel bir dönüşümün parçası olarak Türkiye'yi de etkileyecek gibi görünüyor.