Yapay zeka devrimini finanse eden borç piyasaları, Salı günü sert bir satış dalgasıyla sarsıldı. Amazon.com’un 25 milyar dolarlık yeni bir borçlanma planını duyurması, yatırımcıları tedirgin ederken, yapay zeka altyapısına yönelik tahvillerde değer kayıpları yaşandı. Piyasa uzmanlarına göre, şirketlerin yapay zeka yatırımları için devasa borçlanmaları, faiz oranlarını yukarı çekerken, mevcut tahvillerin fiyatını aşağı çekiyor. Amazon’un bu hamlesi, teknoloji devlerinin yapay zeka yarışında ne kadar büyük bir sermaye ihtiyacı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Gelişmenin arka planı: yapay zeka harcamaları tırmanıyor
Amazon, geçtiğimiz yıl da benzer bir borçlanma gerçekleştirmiş ve 2024’ün ilk yarısında 13.5 milyar dolar toplamıştı. Şirket, yeni borçlanmayla birlikte yapay zeka bulut hizmetleri, veri merkezleri ve özel çip geliştirme projelerini finanse etmeyi planlıyor. Ancak bu durum, yapay zeka şirketlerinin agresif büyüme stratejilerinin beraberinde getirdiği finansal riskleri de gündeme taşıyor. Microsoft, Google ve Meta gibi diğer teknoloji devleri de benzer şekilde, yapay zeka yatırımları için toplamda yüz milyarlarca dolar borçlanma yapmayı planlıyor. Bu eğilim, yatırımcılar arasında arz fazlası endişesi yaratırken, yüksek getiri arayışındaki fonların dahi temkinli davranmasına yol açıyor.
Salı günkü satış dalgası en çok, yapay zeka veri merkezi işletmecileri ve bulut hizmet sağlayıcılarının tahvillerini vurdu. Örneğin, CoreWeave, DigitalBridge ve Vantage Towers gibi şirketlerin tahvil fiyatları düşerken, kredi temerrüt takasları (CDS) yükseldi. Analistler, bu durumun, özellikle yapay zeka projelerinin kârlılığının henüz kanıtlanmadığı bir ortamda, borç piyasalarında kırılganlık yarattığını belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: teknoloji hisselerindeki dalgalanma piyasalara yayılıyor
Amazon’un borçlanma haberi, sadece tahvil piyasalarını değil, aynı zamanda hisse senedi piyasalarını da etkiledi. Nasdaq endeksi, teknoloji hisselerindeki satış baskısıyla günü düşüşle kapattı. Yapay zeka balonu endişeleri, yılbaşından bu yana süregelen yükselişin ardından, piyasalarda bir düzeltme beklentisini güçlendiriyor. Özellikle, yapay zeka yatırımlarının artan borç yükü ve faiz maliyetleri, şirket kârlılıklarına ilişkin soru işaretleri yaratıyor. Küresel ölçekte, merkez bankalarının yüksek faiz politikalarını sürdürmesi, borçlanma maliyetlerini daha da artırırken, yatırımcılar yapay zeka dışındaki sektörlerde daha güvenli limanlar arıyor.
UBS ve Goldman Sachs gibi yatırım bankaları, yapay zeka tahvillerinin 2025’te 500 milyar doları aşabileceğini öngörüyor. Ancak bu büyüklükteki bir arz, özellikle düşük kredi notlu şirketler için faiz oranlarını yukarı çekebilir. Avrupa ve Asya piyasaları da bu gelişmelerden etkilendi; özellikle Japonya’da yapay zeka ile ilgili şirketlerin hisseleri değer kaybetti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’de faaliyet gösteren teknoloji şirketleri ve yapay zeka girişimleri için dolaylı riskler taşıyor. Küresel borç piyasalarındaki oynaklık, Türkiye’nin dış finansman maliyetlerini artırabilir ve özellikle teknoloji sektörüne yabancı sermaye girişini zorlaştırabilir. Diğer taraftan, yapay zeka altyapısına yönelik küresel talebin devam etmesi, Türkiye’nin veri merkezi yatırımları ve bulut hizmetleri ihracatı için fırsatlar sunabilir. Ancak, yüksek borçlanma maliyetleri ve Türk lirasındaki oynaklık dikkate alındığında, yerli şirketlerin küresel rekabette daha ihtiyatlı olması gerekiyor.