Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) tarafından yayımlanan yeni bir rapor, küresel yapay zeka yatırımlarındaki patlamanın tarihteki teknoloji balonlarıyla çarpıcı benzerlikler taşıdığını ortaya koyuyor. 2023'ten bu yana AI ile ilgili hisse senetlerinde yaşanan %400'lük artış, 1990'ların dot-com balonunu ve 19. yüzyıldaki demiryolu spekülasyonlarını anımsatıyor. BIS, AI altyapısına yapılan küresel yatırımların 2025'te 200 milyar doları aştığını belirtiyor. Veriler, özellikle Nvidia, Microsoft ve Alphabet gibi teknoloji devlerinin AI yatırımlarının GSYH'lerine oranla tarihsel ortalamaların çok üzerinde olduğunu gösteriyor. Raporda, yatırımcıların kısa vadeli getiri beklentilerinin abartılı olabileceği uyarısı yapılıyor.
Teknoloji Balonlarının Tarihsel Döngüsü
BIS raporu, teknoloji yatırımlarındaki aşırı iyimserlik dönemlerinin genellikle benzer bir seyir izlediğine işaret ediyor. 19. yüzyıldaki İngiltere'de demiryolu yatırımları, 1990'lardaki internet şirketleri ve 2000'lerin başındaki konut balonu, hep aynı modeli takip etti: yeni bir teknolojinin vaat ettiği devrim, yatırımcıları aşırı coşkuya sürükler, fiyatlar temel değerlerinden kopar ve sonunda bir düzeltme yaşanır. Bugün AI şirketlerinin hisse senedi fiyatları, gelirlerine oranla tarihsel ortalamaların 10 katına kadar çıkmış durumda. Özellikle Nvidia'nın piyasa değeri, 2020-2025 arasında 14 kat artarak 3 trilyon doları aştı. Raporda, bu artışın sürdürülebilir olmadığı, ancak AI'nin uzun vadede ekonomide verimlilik artışı sağlayabilecek gerçek bir potansiyeli olduğu da vurgulanıyor. BIS, merkez bankalarının bu tür balonları önceden tespit edip finansal istikrar tedbirleri alması gerektiğini belirtiyor. Bununla birlikte, AI'nin işgücü piyasasında yaratacağı dönüşümün boyutları henüz net değil. Raporda, AI'nin 2025 itibarıyla küresel GSYH'ye yıllık %1 oranında katkı sağlamaya başladığı, ancak bu katkının önümüzdeki yıllarda %5'e çıkabileceği tahmin ediliyor. Yine de bu iyimser senaryonun gerçekleşmesi için altyapı ve eğitim yatırımlarının artması gerekiyor.
Küresel Ekonomide Yeni Bir Kırılganlık
AI yatırımlarındaki balon etkisi, sadece teknoloji şirketlerini değil, küresel finans sistemini de tehdit ediyor. BIS raporu, AI ile ilgili varlıkların büyük bir kısmının ABD ve Çin'de yoğunlaştığına dikkat çekiyor. Bu iki ülke, küresel AI yatırımlarının %80'ini gerçekleştiriyor. ABD'de AI şirketlerinin toplam piyasa değeri 8 trilyon dolara ulaşırken, Çin'de bu rakam 2 trilyon dolar civarında. Bu yoğunlaşma, eğer bir düzeltme yaşanırsa, ABD ve Çin ekonomilerinde ciddi bir daralmaya yol açabilir. Avrupa ve Japonya ise bu alanda daha temkinli adımlar atıyor. Avrupa Birliği, AI Yasa'sı ile yapay zeka uygulamalarını sıkı düzenlemeye tabi tutarken, Japonya etik AI ilkelerine öncelik veriyor. Raporda, gelişmekte olan ülkelerin ise AI yatırımlarından neredeyse hiç pay alamadığı, bu durumun dijital uçurumu daha da derinleştireceği uyarısı yapılıyor. AI altyapısının büyük bir kısmı, elektrik ve su kaynakları üzerinde baskı oluşturuyor: örneğin, büyük veri merkezleri 2025'te küresel elektrik tüketiminin %3'ünü kullanacak. BIS, çevresel sürdürülebilirlik açısından da bu büyümenin kontrol altına alınması gerektiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, küresel AI balonuna doğrudan dahil olmasa da, bu gelişmelerden ekonomik ve stratejik olarak etkilenecektir. AI altyapısına yapılan devasa yatırımlar, yarı iletken ve veri merkezi ekipmanlarına olan talebi artırarak küresel tedarik zincirlerini dönüştürüyor. Türkiye'nin bu zincirde yer alabilmesi için teknoloji altyapısını güçlendirmesi ve nitelikli işgücünü artırması gerekiyor. Öte yandan, AI devriminin getirdiği verimlilik artışı, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde işsizlik riskini de beraberinde getirebilir. Dış politikada ise ABD-Çin rekabeti ekseninde Türkiye'nin denge politikası izlemesi, AI teknolojilerine erişimde avantaj sağlayabilir. BIS raporu, Türkiye'nin AI alanındaki ulusal stratejisini gözden geçirmesi ve uzun vadeli yatırımlara yönelmesi gerektiğine işaret ediyor.