Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 20-21 Haziran 2019 tarihlerinde Kuzey Kore'ye resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu, Xi'nin 2012'de göreve gelmesinden bu yana Pyongyang'a yaptığı ilk ziyaretti ve son Çin-Kuzey Kore zirvesinden bu yana geçen yedi yıllık aranın ardından geldi. Ziyaret, iki ülke arasındaki geleneksel müttefiklik bağlarının yeniden canlandırılması ve Kuzey Kore'nin nükleer silahlardan arındırılmasına yönelik uluslararası çabalar kapsamında kritik bir dönemeç olarak değerlendirildi. Xi'nin bu hareketi, hem Çin'in bölgesel stratejisini hem de ABD ile devam eden ticaret savaşındaki pozisyonunu yansıtıyordu.
Yedi Yıllık Arayı Anlamak: İlişkilerde Soğuma mı, Stratejik Bekleyiş mi?
Xi Jinping'in son Kuzey Kore ziyareti 2008 yılında, henüz başkan yardımcısıyken gerçekleşmişti. 2012'de Çin'in en üst düzey lideri olduktan sonra Pyongyang'a gitmemesi, gözlemciler tarafından iki ülke arasındaki ilişkilerin soğuduğunun bir işareti olarak yorumlanmıştı. Bunun başlıca nedeni, Kuzey Kore'nin nükleer programını ısrarla sürdürmesi ve Çin'in BM Güvenlik Konseyi'nde Pyongyang'a yönelik yaptırımları desteklemesiydi. Ayrıca, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'un 2018-2019 yıllarında ABD ve Güney Kore ile yaptığı zirveler, Çin'in kenarda kalmasına yol açmıştı. Ancak Xi'nin ziyareti, Çin'in Kuzey Kore üzerindeki etkisini yeniden tesis etme ve nükleer müzakerelerde daha merkezi bir rol oynama isteğini gösteriyordu. Ziyaret sırasında Xi, Kim Jong-un ile bir araya gelerek iki ülke arasındaki geleneksel dostluğu ve işbirliğini vurguladı. Ayrıca, Kuzey Kore'nin güvenlik endişelerine saygı duyulması gerektiğini ve Kore Yarımadası'nda barışçıl bir çözüm için diyaloğun önemini dile getirdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut: ABD-Çin Rekabeti ve Nükleer Müzakereler
Xi'nin ziyareti, ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşının tırmandığı ve Kuzey Kore ile nükleer müzakerelerin çıkmaza girdiği bir dönemde gerçekleşti. ABD Başkanı Donald Trump, Kim ile 2018'de Singapur'da ve 2019'da Hanoi'de iki zirve yapmış, ancak somut bir anlaşma sağlanamamıştı. Çin, Kuzey Kore'ye uygulanan yaptırımların hafifletilmesi karşılığında nükleer silahlardan arındırma adımları atılması gerektiğini savunuyordu. Xi'nin Pyongyang ziyareti, ABD'ye Çin'in bölgedeki etkisini ve Kuzey Kore üzerindeki destekleyici rolünü hatırlatma amacı taşıyordu. Ayrıca, Çin, Kuzey Kore'yi ABD'nin etki alanına kaptırmamak ve Kore Yarımadası'nda istikrarı kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmek istiyordu. Ziyaret, aynı zamanda Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Kuzey Kore ile ekonomik işbirliğini artırma potansiyelini de gündeme getirdi. Ancak, BM yaptırımları bu tür bir işbirliğinin önünde önemli bir engel oluşturuyordu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin-Kuzey Kore ilişkilerindeki bu gelişme, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de, küresel güç dengeleri açısından dolaylı etkiler yaratabilir. ABD ile Çin arasındaki rekabetin derinleştiği bir dönemde, Çin'in Kuzey Kore üzerindeki etkisini artırması, NATO müttefiki olan Türkiye'nin de içinde bulunduğu Batı ittifakının stratejik hesaplarını etkileyebilir. Ayrıca, Kuzey Kore'nin nükleer silahlardan arındırılması sürecindeki belirsizlik, küresel silahsızlanma çabalarını sekteye uğratmakta ve bölgesel istikrarsızlığı beslemektedir. Türkiye, BM yaptırımlarına uyum çerçevesinde Kuzey Kore ile ticaretini sınırlamış durumdadır. Xi'nin ziyareti, Kore Yarımadası'ndaki statükoyu korumaya yönelik bir adım olarak değerlendirilebilir, ancak bunun Türkiye'nin dış politika öncelikleri üzerinde kayda değer bir etkisi bulunmamaktadır.