Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), salı günü Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde (DKC) Bundibugyo Ebola türüne maruz kalan kişilerde antiviral bir ilacın enfeksiyonu önleyip önlemediğini test etmek amacıyla ilk klinik denemeyi başlattı. Salgın, müdahale çabalarını aşarak bilinen temas zincirlerinin ötesine yayılmaya devam ediyor. Ülkenin kuzeybatısındaki Équateur eyaletinde Nisan ayından bu yana devam eden salgında en az 32 vaka ve 14 ölüm kaydedildi. DSÖ, bu yeni denemenin, mevcut aşıların sadece Zaire türüne karşı etkili olması nedeniyle önemli bir boşluğu doldurmayı hedeflediğini belirtti.
Gelişmenin arka planı
Ebola virüsünün altı farklı türü bulunuyor. Bunlardan en yaygın ve ölümcül olanı Zaire türüne karşı etkili aşılar mevcut. Ancak 2007'de keşfedilen Bundibugyo türü, farklı genetik yapısı nedeniyle bu aşılara yanıt vermiyor ve bugüne kadar sadece semptomatik tedavi uygulanabiliyordu. DSÖ Acil Durumlar Programı Direktörü Dr. Mike Ryan, "Bu deneme, salgınlara karşı cephaneliğimizde yeni bir silah olabilir. Bundibugyo, Orta Afrika'da yıllardır aralıklarla ortaya çıkan ve özellikle kırsal toplulukları vuran bir tehdit" dedi.
Denemede kullanılacak antiviral ilaç, daha önce Zaire türüne karşı umut verici sonuçlar göstermiş olan remdesivir benzeri bir molekülden türetildi. Ancak DSÖ, bu ilacın bundibugyo türüne karşı etkinliğinin henüz kanıtlanmadığını vurguluyor. Denemeye, virüse maruz kalmış ancak henüz semptom göstermeyen yaklaşık 200 gönüllünün katılması planlanıyor. Katılımcılar, on gün boyunca intravenöz yolla ilaç veya plasebo alacak ve 28 gün boyunca izlenecek.
Bölgesel veya küresel boyut
Équateur eyaletindeki salgın, bölgedeki sağlık sistemlerinin kırılganlığını bir kez daha gözler önüne serdi. 2020'de aynı bölgede yaşanan salgında 130 vaka ve 55 ölüm kaydedilmişti. Uzmanlar, ormansızlaşma ve yaban hayatıyla artan temasın, yeni virüs türlerinin ortaya çıkma riskini artırdığına dikkat çekiyor. DSÖ Afrika Direktörü Dr. Matshidiso Moeti, "Yeni bir türle mücadele ediyoruz. Aşı olmaması, halk sağlığı önlemlerini ve hızlı teşhisi daha da kritik hale getiriyor" ifadelerini kullandı.
Salgının komşu ülkelere sıçrama riski de bulunuyor. DKC sınırlarındaki Kongo Cumhuriyeti ile Orta Afrika Cumhuriyeti, yüksek hareketlilik nedeniyle alarm durumuna geçmiş durumda. Aynı zamanda, ülkede devam eden çatışmalar ve siyasi istikrarsızlık, sağlık ekiplerinin bölgeye erişimini zorlaştırıyor. MSF (Sınır Tanımayan Doktorlar) gibi sivil toplum kuruluşları, güvenlik endişeleriyle bazı bölgelerde faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika kıtasıyla sağlık diplomasisi kapsamında iş birliğini artırma çabasında. DKC'deki bu yeni Ebola türü salgını, Türkiye'nin bölgeye yönelik insani yardım ve sağlık altyapısı destek programları açısından bir sınav niteliği taşıyor. Türkiye, geçmişte Batı Afrika'daki Ebola salgınlarına sağlık malzemesi yardımı yapmış, THY'nin bölgeye uçuş ağı sayesinde lojistik destek sağlamıştı. Ancak Bundibugyo türüne karşı etkili bir tedavi veya aşı geliştirilememesi, Türkiye'nin Afrika'daki sağlık projelerinin sürdürülebilirliğini etkileyebilir. Ayrıca, salgının küresel bir tehdide dönüşmesi durumunda, uluslararası seyahat ve ticaret üzerinde yaratacağı olumsuz etkiler, Türkiye'nin dış ticaretini ve turizm gelirlerini dolaylı yoldan etkileyebilir.