ABD yönetimi, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki İsrail hükümetinin olası bir değişikliğe gitmesi durumuna karşı hazırlıklarını sürdürüyor. İsrail'in önde gelen haber kanallarından Channel 12'nin bildirdiğine göre, üst düzey Amerikalı yetkililer, İsrail muhalefetinin önde gelen isimleriyle gayriresmi temaslar gerçekleştirdi. Görüşmelerin odak noktasında eski Başbakan Naftali Bennett ve eski Genelkurmay Başkanı Yardımcısı, şu anda savaş kabinesinde gözlemci statüsünde olan Gadi Eisenkot yer alıyor. Bu temaslar, Washington'un Orta Doğu'daki en önemli müttefikiyle ilişkilerini her senaryoya hazırlıklı olma amacını taşıyor.
Gelişmenin arka planı
Netanyahu'nun koalisyon hükümeti, son aylarda iç siyasi baskılar ve yargı reformu tartışmalarıyla sarsılırken, ülke genelinde geniş çaplı protestolar düzenleniyor. Özellikle yargı bağımsızlığını zayıflatacağı gerekçesiyle eleştirilen reform paketi, İsrail toplumunda derin bir kutuplaşmaya yol açtı. Ekonomik göstergelerdeki bozulma ve uluslararası alanda artan izolasyon, Netanyahu hükümetinin geleceğine dair soru işaretlerini artırıyor.
ABD'li yetkililerin muhalefet liderleriyle yaptığı görüşmelerde, İsrail-ABD ilişkilerinin geleceği, İran nükleer programı ve Filistin meselesi gibi konuların ele alındığı belirtiliyor. Bennett ve Eisenkot, Netanyahu'nun aksine daha ılımlı dış politika çizgileriyle tanınıyor. Özellikle Bennett, başbakanlığı döneminde ABD yönetimiyle uyumlu bir çalışma yürütmüştü. Eisenkot ise askeri kariyeri boyunca ABD'li mevkidaşlarıyla yakın ilişkiler kurmuş, güvenlik alanında Washington'la iş birliğinin önemini vurgulamıştı.
Channel 12'nin haberinde, görüşmelerin henüz resmi bir nitelik taşımadığı, ancak Washington'un olası bir hükümet değişikliğine hazırlıklı olmak istediği yorumu yapılıyor. Netanyahu yönetimiyle bağları son dönemde gerginleşen Beyaz Saray, özellikle Batı Şeria'daki yerleşim birimlerini genişletme politikaları nedeniyle Tel Aviv'i eleştiriyor. Biden yönetimi, iki devletli çözümü desteklerken, Netanyahu'nun bu yöndeki adımları yetersiz buluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail iç siyasetindeki bu gelişmeler, sadece ikili ilişkileri değil, tüm Orta Doğu dengelerini etkileme potansiyeli taşıyor. İran'ın nükleer programı, Suriye'deki askeri varlık, Lübnan'daki Hizbullah'ın etkinliği ve Filistin yönetimiyle ilişkiler, İsrail'in gelecekteki hükümetinin alacağı pozisyona göre şekillenecek. ABD'nin bölgedeki askeri varlığı ve Suudi Arabistan'la normalleşme çabaları da bu süreçten doğrudan etkilenecek.
Özellikle Suudi Arabistan'la İsrail arasında ABD arabuluculuğunda yürütülen normalleşme müzakereleri, Netanyahu hükümetinin tutumu nedeniyle tıkanma noktasına gelmişti. Bennett ve Eisenkot liderliğindeki bir hükümetin bu süreci canlandırabileceği düşünülüyor. Ayrıca, ABD-İsrail arasındaki savunma iş birliği anlaşmaları ve istihbarat paylaşımı, hükümet değişikliğinden etkilenmeyecek gibi görünse de, uzun vadede yeni yönetimin öncelikleri farklı olabilir.
Rusya-Ukrayna savaşı ve Çin'in artan etkisi karşısında ABD, Orta Doğu'daki müttefikleriyle istikrarlı ilişkiler sürdürmek istiyor. Bu nedenle Washington, İsrail'deki siyasi gelişmeleri yakından izliyor ve tüm senaryolara hazırlıklı olmayı hedefliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'deki olası bir hükümet değişikliği, Türkiye-İsrail ilişkilerinin geleceği açısından da belirleyici olabilir. Netanyahu döneminde yaşanan gerilimlerin ardından, iki ülke arasında 2022'de başlayan normalleşme süreci kırılgan bir zeminde ilerliyor. Bennett ve Eisenkot gibi daha ılımlı isimlerin iktidara gelmesi, enerji iş birliği ve Doğu Akdeniz'deki denklemlerde Türkiye için yeni fırsatlar yaratabilir. Ayrıca, Filistin meselesinde dengeli bir tutum izlenmesi, Türkiye'nin bölgesel politikalarıyla uyumu kolaylaştırabilir. Ancak, İsrail'deki siyasi istikrarsızlığın devam etmesi halinde, Türkiye'nin mevcut angajman stratejisini yeniden değerlendirmesi gerekebilir.