ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, Pazar günü yaptığı açıklamada, eski Başkan Joe Biden yönetimini Pentagon'un mühimmat stoklarını tüketmekle suçladı, ancak bu durumun İran'la süregelen çatışmayı olumsuz etkilemediğini belirtti. Waltz, özellikle Ukrayna'ya yapılan askeri yardımların ABD envanterlerini önemli ölçüde azalttığına dikkat çekti.
Gelişmenin Arka Planı
Mike Waltz, Fox News Sunday programında yaptığı konuşmada, "Geriye dönüp baktığımızda, birçok stokun tüketildiğini görüyoruz. Bu sadece İran'la olan çatışmadan kaynaklanmıyor, aynı zamanda Ukrayna'ya sağlanan yardımlar ve Biden yönetiminin stokları yenileme konusundaki başarısızlığı nedeniyle de yaşandı" dedi. Waltz, ABD ordusunun şu anda İran'a karşı yürütülen operasyonlar için "ihtiyacı olan her şeye" sahip olduğunu vurguladı.
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak görev yapan Waltz, ABD'nin İran'ın nükleer programına ve bölgedeki vekil güçlerine yönelik saldırılarının devam ettiğini ve bu operasyonların başarıyla sürdüğünü ifade etti. Ancak, stokların azalması konusundaki endişelerin sürdüğünü ve yeni yönetimin bu konuyu öncelikli olarak ele aldığını sözlerine ekledi.
Pentagon yetkilileri, geçtiğimiz aylarda yaptıkları açıklamalarda, bazı kritik mühimmat türlerinde, özellikle de hava savunma sistemlerinde kullanılan füzelerde ve topçu mermilerinde stokların kritik seviyelerin altına düştüğünü kabul etmişti. Bu durum, ABD'nin dünya genelindeki askeri operasyonlarını etkileyebileceği endişelerini beraberinde getirmişti.
Uzmanlar, Biden yönetiminin Ukrayna'ya sağladığı askeri yardım paketlerinin toplam değerinin 75 milyar doları aştığını ve bu yardımların büyük bölümünün ABD stoklarından karşılandığını belirtiyor. Trump yönetimi ise, göreve gelmesinin ardından savunma sanayisinin kapasitesini artırmaya yönelik adımlar atmaya başladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin mühimmat stoklarındaki azalma, sadece Orta Doğu'daki çatışmaları değil, aynı zamanda Asya-Pasifik bölgesinde Çin'e karşı olası bir çatışma senaryosunda ABD'nin caydırıcılık gücünü de etkileyebilir. Savunma analistleri, ABD'nin aynı anda birden fazla bölgede askeri operasyon yürütme kapasitesinin, stok seviyeleriyle doğrudan ilişkili olduğunu vurguluyor.
İran'la yaşanan gerilim, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını artırmasına neden olurken, bu durum stokların daha hızlı tükenmesine yol açıyor. Waltz'ın açıklamaları, ABD'nin İran'a karşı yürüttüğü operasyonların devam edeceği sinyalini verirken, aynı zamanda müttefiklere ve düşmanlara ABD'nin askeri gücünün hala yeterli olduğu mesajını gönderiyor.
Öte yandan, ABD'nin savunma sanayii şirketleri, mühimmat üretimini artırmak için büyük yatırımlar yapıyor. Lockheed Martin, Raytheon ve General Dynamics gibi firmalar, hükümetin yeni sözleşmeleriyle üretim hatlarını genişletiyor. Ancak uzmanlar, üretimin artırılmasının zaman alacağını ve bu süreçte stokların azalmaya devam edebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD'nin mühimmat stoklarındaki bu durumdan doğrudan etkilenen bir ülke olmasa da, bölgesel güvenlik dinamikleri açısından önem taşıyor. ABD'nin İran'a yönelik olası bir askeri müdahalesi, Orta Doğu'da yeni bir çatışma riskini artırabilir ve bu durum Türkiye'nin güvenliğini dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin NATO müttefiki olarak savunma iş birliği yaptığı ABD'nin askeri kapasitesindeki zayıflama, ittifakın caydırıcılık gücü açısından sorgulanmasına neden olabilir. Türkiye'nin kendi savunma sanayisindeki gelişmeler, bu tür belirsizliklere karşı ülkenin direncini artıran bir faktör olarak öne çıkıyor.