New York borsasında yapay zeka (AI) hisselerine olan talep o kadar güçlü ki, yükselen tahvil faizlerinin yarattığı riskleri gölgede bırakıyor. Yatırımcılar, teknoloji devlerine para akıtmaya devam ederken, endeksler rekor seviyelere tırmanıyor.
Yapay Zeka Balonu mu, Yapısal Dönüşüm mü?
Son aylarda Wall Street'te yapay zeka ile ilgili şirketlerin hisseleri, piyasa genelindeki tüm diğer sektörleri geride bıraktı. Özellikle Nvidia, Microsoft, Alphabet ve Meta gibi devlerin hisseleri, yatırımcıların AI teknolojilerine olan inancını yansıtıyor. Ancak bu durum, tahvil piyasasındaki hareketliliğin göz ardı edilmesine yol açıyor. ABD 10 yıllık tahvil faizleri son haftalarda 4,5% seviyelerinin üzerine çıkarak, hisse senedi değerlemeleri üzerinde baskı oluşturuyor. Normal şartlarda, artan faizler, gelecekteki kazançların bugünkü değerini düşürerek hisse fiyatlarını aşağı çeker. Fakat AI hisselerinde bu dinamik işlemiyor; çünkü yatırımcılar, yapay zekanın verimlilik devrimi yaratacağına ve bu şirketlerin kazançlarını katlayacağına inanıyor.
Piyasa analistleri, bu durumu "AI coşkusu" olarak nitelendiriyor ve tarihsel olarak benzerlerinin dot-com balonunda yaşandığını hatırlatıyor. 2000 yılında teknoloji hisseleri, faiz artışlarına rağmen yükselmiş, ardından sert bir düzeltme gelmişti. Şimdi ise yatırımcılar, AI'nın sadece bir moda değil, ekonomiyi dönüştürecek bir güç olduğuna inanıyor. Bu iyimserlik, risk iştahını artırıyor ve tahvil faizlerindeki yükselişe rağmen alımlar sürüyor.
Öte yandan, Fed'in para politikası belirsizliğini koruyor. Enflasyonun yavaşladığına dair işaretler olsa da, Fed yetkilileri faiz indirimi için acele etmeyeceklerini vurguluyor. Bu da tahvil faizlerinin bir süre daha yüksek kalabileceği anlamına geliyor. Yüksek faiz ortamı, borçlanma maliyetlerini artırarak şirket karlılıklarını olumsuz etkileyebilir. Ancak AI şirketlerinin güçlü nakit akışları ve düşük borçluluk oranları, onları bu baskıya karşı dirençli kılıyor.
Küresel Piyasalar ve Yansımaları
ABD borsalarındaki bu AI odaklı yükseliş, küresel piyasaları da etkiliyor. Avrupa ve Asya borsaları, teknoloji hisselerindeki hareketliliği yakından izliyor. Özellikle çip üreticisi TSMC ve ASML gibi şirketler, AI talebinden olumlu etkileniyor. Ancak gelişmekte olan ülkeler, yükselen ABD tahvil faizlerinden olumsuz etkilenebilir; zira bu ülkelerin borçlanma maliyetleri artar ve sermaye çıkışları yaşanabilir. Türkiye gibi yüksek dış borcu olan ülkeler için bu durum, kur ve faiz baskısı yaratabilir.
Uzmanlar, AI hisselerindeki aşırı değerlemelerin bir düzeltme riski taşıdığını belirtiyor. Ancak şimdilik piyasa, bu riski görmezden geliyor. Yatırımcılar, AI'nın uzun vadeli getirilerine odaklanmış durumda. Bu durum, piyasa volatilitesini artırabilir ve ani satış dalgalarına yol açabilir. Yine de şu an için Wall Street'teki parti tüm hızıyla devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de yapay zeka hisselerine yönelik yoğun talep ve yükselen tahvil faizleri, küresel sermaye akımlarını etkiliyor. Türkiye, yüksek dış borcu ve cari açığı nedeniyle bu gelişmelerden olumsuz etkilenebilir. ABD tahvil faizlerindeki artış, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye girişini azaltarak TL üzerinde baskı yaratabilir ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın faiz politikasını zorlaştırabilir. Ayrıca, AI odaklı teknoloji hisselerindeki bir düzeltme, küresel risk iştahını bozarak Türk borsasını da sarsabilir. Türkiye'nin teknoloji ihracatı sınırlı olsa da, küresel tedarik zincirindeki dalgalanmalar dolaylı etki yaratabilir. Bu nedenle, Türkiye'nin makroekonomik istikrarı için küresel piyasa koşullarını dikkatle izlemesi gerekiyor.