Küresel piyasalar, haftanın ilk işlem gününde ekonomik veri akışı ve merkez bankası politikalarına ilişkin beklentilerle yön arıyor. ABD'de açıklanan tarım dışı istihdam verisi, işgücü piyasasının beklenenden güçlü seyrettiğini gösterirken, enflasyon endişeleri Fed'in faiz indirim takvimini yeniden şekillendirebilir. Emtia piyasalarında ise petrol fiyatları arz endişeleriyle dalgalanırken, altın güvenli liman talebiyle yükselişini sürdürüyor. Avrupa ve Asya borsaları karışık seyrederken, gelişmekte olan ülke para birimleri dolar karşısında baskı altında.
ABD İşgücü Verileri ve Fed Beklentileri
ABD Çalışma Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, tarım dışı istihdam geçtiğimiz ay 250 bin kişi arttı. Beklentilerin üzerinde gelen bu artış, işsizlik oranının %3,8 seviyesinde sabit kalmasına rağmen işgücü piyasasının hala dirençli olduğunu gösteriyor. Ortalama saatlik kazançlar ise yıllık bazda %4,1 artışla enflasyon baskılarının sürebileceğine işaret etti.
Bu veriler, Federal Reserve'in faiz indirimine ne zaman başlayacağına dair belirsizliği artırdı. Piyasalar daha önce haziran ayında bir indirim beklerken, şimdi eylül ayına yönelik beklentiler güçlendi. Fed Başkanı Jerome Powell, son açıklamalarında enflasyonda sürdürülebilir bir düşüş görmeden faiz indirimine gitmeyeceklerini yineledi. Para piyasaları, yıl sonuna kadar toplamda 50 baz puanlık bir indirim fiyatlıyor.
Emtia Piyasaları: Petrol ve Altın
Petrol fiyatları, OPEC+ ülkelerinin üretim kesintilerini uzatma sinyali vermesi ve Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin etkisiyle dalgalı bir seyir izliyor. Brent petrol varil başına 85 dolar civarında işlem görürken, Batı Teksas Intermediate (WTI) 80 doların üzerinde tutunuyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), küresel petrol talebinin bu yıl günde 1,2 milyon varil artacağını öngörüyor. Ancak arz tarafında, OPEC dışı üreticilerin (ABD, Brezilya, Guyana) üretim artışları fiyatları sınırlayabilir.
Altın fiyatları ise ons başına 2.350 dolar seviyesini aşarak rekor tazeledi. Jeopolitik riskler, merkez bankalarının altın alımları ve enflasyon endişeleri değerli metale olan talebi destekliyor. Çin Merkez Bankası'nın üst üste 18. ayında da altın rezervlerini artırması dikkat çekiyor. Analistler, altının kısa vadede 2.400 dolar seviyesini test edebileceğini belirtiyor.
Küresel Borsalar ve Döviz Piyasaları
ABD borsalarında S&P 500 endeksi, teknoloji hisselerindeki kar satışlarına rağmen haftayı primle kapattı. Nasdaq ise yapay zeka odaklı hisselerdeki dalgalanmalarla yatay seyretti. Avrupa'da Stoxx 600 endeksi, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz indirimine ilişkin iyimserlikle yükseldi. ECB'nin haziran ayında faiz indirmesi bekleniyor.
Asya piyasalarında ise Çin'in ekonomik teşvik paketleri ve Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) negatif faiz politikasından çıkış sinyalleri takip ediliyor. Japonya yeninde değer kaybı sürerken, dolar/yen paritesi 155 seviyesini aştı. Bu durum, Japonya'nın ihracatını desteklese de ithal enflasyonu artırıyor.
Gelişmekte olan ülke para birimleri arasında Türk lirası, dolar karşısında değer kaybını sürdürüyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) sıkı para politikası ve rezerv birikimi çabalarına rağmen, cari açık ve enflasyon baskıları TL üzerinde baskı oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel ekonomik gelişmeler, Türkiye'nin ekonomik istikrarı açısından kritik önem taşıyor. Fed'in faiz indirimini geciktirmesi, küresel finansal koşulların sıkı kalmasına ve gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışlarının sınırlı kalmasına yol açabilir. Bu durum, Türkiye'nin dış finansman ihtiyacını ve cari açığını olumsuz etkileyebilir. Petrol fiyatlarındaki artış ise enerji ithalatına bağımlı olan Türkiye'nin dış ticaret açığını genişletebilir. Altın fiyatlarındaki yükseliş, Türk halkının tasarruf tercihlerini etkileyerek TL mevduatlarından altına yönelimi artırabilir. TCMB'nin rezerv birikimi ve dezenflasyon süreci, küresel koşullara rağmen sürdürülebilir.