Etiyopya'nın kuzeyindeki Tigray bölgesinde, isyancı Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) güçlerinin bölgesel başkent Mekelle'den çekildiği ve hükümet yanlısı güçlerin şehirde kontrolü sağladığı bildirildi. BBC'ye konuşan Mekelle'deki iki yerel kaynak, federal hükümete bağlı kuvvetlerin kent merkezine yerleştiğini aktardı. Bu gelişme, 2020 Kasım'ında başlayan ve yüz binlerce kişiyi yerinden eden çatışmalarda kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Çatışmanın Arka Planı ve Son Gelişmeler
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, Kasım 2020'de TPLF'ye karşı askeri bir operasyon başlattığını duyurmuştu. Hükümet, TPLF'nin federal orduya saldırdığını öne sürerken, TPLF ise kendisini bölgesel özerkliğini savunan bir güç olarak tanımlıyordu. Çatışmalar kısa sürede geniş bir bölgeye yayıldı ve Eritre askerlerinin de hükümet güçlerine destek verdiği iddia edildi.
Haziran 2021'de TPLF güçleri Mekelle'i geri alarak federal hükümetin geçici yönetimini devirmişti. Ardından Tigray'dan Amhara ve Afar bölgelerine doğru ilerleyen isyancılar, başkent Addis Ababa'yı tehdit eder hale gelmişti. Ancak son haftalarda federal güçler ve müttefikleri karşı saldırıya geçerek stratejik kazanımlar elde etti. Mekelle'den çekilme kararı, TPLF'nin askeri baskı karşısında geri adım attığı yönünde yorumlanıyor.
Bölgedeki iletişim ağları büyük ölçüde kesilmiş durumda; bu nedenle bağımsız doğrulama yapılamıyor. Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve çeşitli yardım kuruluşları, Tigray'a insani erişimin son derece kısıtlı olduğunu ve sivil halkın ciddi bir insani krizle karşı karşıya olduğunu vurguluyor. Birleşmiş Milletler, bölgede gıda güvensizliğinin arttığını ve milyonlarca kişinin acil yardıma ihtiyaç duyduğunu raporluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Etiyopya'daki çatışma, Afrika Boynuzu'nda istikrarı tehdit eden en büyük krizlerden biri haline geldi. Komşu ülkeler Sudan ve Eritre, çatışmanın yayılmasından endişe duyuyor. Sudan, on binlerce Etiyopyalı mülteciye kapılarını açmak zorunda kaldı. Eritre ise hükümet güçlerine verdiği destekle çatışmanın tarafı haline geldi.
Uluslararası toplum, krize diplomatik çözüm bulunması için çağrılarını sürdürüyor. Afrika Birliği, taraflar arasında müzakere zemininin oluşturulması için çaba harcıyor. ABD ve Avrupa Birliği, insan hakları ihlalleri nedeniyle Etiyopya'ya yönelik yaptırım tehditlerini gündemde tutuyor. Çin ve Rusya ise çatışmada tarafsız kalmayı tercih ederken, Etiyopya ile ekonomik ve askeri işbirliğini sürdürüyor.
Tigray'daki savaş, bölgedeki etnik ve siyasi gerilimleri derinleştirdi. Amhara milisleri ve Eritre askerleri, Tigraylı sivillere yönelik suçlarla suçlanıyor. BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, olası savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar konusunda soruşturma başlatılması gerektiğini belirtiyor. Mekelle'in hükümet güçlerine geçmesi, çatışmanın seyrini değiştirebilir; ancak kalıcı barış için siyasi diyalog şart.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Etiyopya, Türkiye'nin Afrika açılımında stratejik bir ortak olarak öne çıkıyor. İki ülke arasında ticaret, yatırım ve savunma sanayii alanında işbirliği son yıllarda hızla arttı. Türk müteahhitlik firmaları Etiyopya'da büyük altyapı projeleri üstlenirken, savunma sanayii ihracatı da dikkat çekici boyutlara ulaştı. Tigray'daki çatışmanın sona ermesi, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik çıkarlarının korunması ve insani yardım faaliyetlerinin etkinliği açısından kritik. Ayrıca istikrarsızlığın devamı, Afrika Boynuzu'ndan gelebilecek göç dalgasını tetikleyerek Türkiye'nin güvenlik endişelerini artırabilir. Barış süreci, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü güçlendirebilir.