Wall Street'in en büyük bankaları, hisse senedi ticaretindeki patlamanın etkisiyle rekor karlar açıkladı. JPMorgan Chase, Goldman Sachs, Citigroup ve Bank of America (BofA), yapay zeka hisselerine olan yoğun talep ve SpaceX'in halka arzının yarattığı heyecan sayesinde 2025 yılının ilk çeyreğinde tüm zamanların en yüksek gelirlerine ulaştı. Bu gelişme, ABD borsalarının teknoloji odaklı yükselişinin ve küresel yatırımcı ilgisinin ne denli güçlü olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Bankaların açıkladığı bilançolar, özellikle kurumsal müşteri işlemlerinde ve türev ürünlerde yaşanan hacim artışının altını çiziyor. Uzmanlara göre, bu rekor performansın arkasında yapay zeka şirketlerine yönelik spekülatif yatırımlar ve teknoloji devlerinin hisse geri alım programları bulunuyor.
Gelişmenin arka planı
JPMorgan Chase, 2025 yılının ilk çeyreğinde hisse senedi ticaretinden elde ettiği gelirin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35 artarak 4,5 milyar dolara ulaştığını duyurdu. Bankanın CEO'su Jamie Dimon, yapay zeka ve yenilenebilir enerji sektörlerindeki şirketlerin halka arzlarına olan talebin beklentileri aştığını belirtti. Goldman Sachs ise aynı dönemde hisse senedi işlem gelirlerini yüzde 27 artırarak 3,8 milyar dolara çıkardı. Citigroup'un hisse senedi ticaret gelirleri yüzde 22 artışla 2,9 milyar dolar, BofA'nınki ise yüzde 18 artışla 2,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu dört banka arasında en dikkat çekici performansı sergileyen JPMorgan, özellikle yapay zeka girişimlerine yapılan yatırımlar ve SpaceX'in Mart ayında gerçekleştirdiği halka arzın yarattığı ivmeden faydalandı. SpaceX'in hisseleri, ilk günkü işlemlerde yüzde 60 değer kazanarak yatırımcılara büyük kazanç sağladı. Bu durum, diğer teknoloji şirketlerinin de halka arz planlarını hızlandırmasına neden oldu. Öte yandan, yapay zeka şirketlerine olan ilgi, Bank of America ve Citigroup'un müşteri portföylerindeki risk iştahını da yukarı çekti.
Uzmanlar, bankaların bu rekor karlarının sürdürülebilirliği konusunda ise temkinli. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikalarındaki belirsizlik ve jeopolitik riskler, piyasalardaki volatilitenin devam edeceğine işaret ediyor. Bununla birlikte, yapay zeka yatırımlarının hız kesmeden devam etmesi ve yeni halka arzların gündemde olması, bankaların önümüzdeki çeyreklerde de güçlü performans gösterebileceğini düşündürüyor. Örneğin, OpenAI ve Anthropic gibi şirketlerin bu yıl içinde halka arz olmayı planladığı biliniyor. Ayrıca, düzenleyici kurumların kripto para piyasalarına yönelik yeni adımları da bankaların türev ürün gelirlerini etkileyebilecek bir faktör olarak öne çıkıyor.
Küresel boyut
Wall Street'teki bu rekor karlar, yalnızca ABD piyasalarıyla sınırlı kalmadı; küresel borsalara da olumlu yansıdı. Asya ve Avrupa borsaları, ABD'deki bu olumlu havayı takip ederek yükseliş trendine girdi. Özellikle Tokyo ve Hong Kong borsalarında teknoloji hisselerine olan talep arttı. Avrupa'da ise Frankfurt ve Paris borsaları, Wall Street'teki ivmeden etkilenerek rekor seviyelere yaklaştı. Bununla birlikte, gelişmekte olan piyasalara yönelik yatırımcı ilgisi de arttı. Ancak uzmanlar, bu küresel iyimserliğin kırılgan olduğu uyarısında bulunuyor. ABD'deki enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi durumunda Fed'in faiz artırımına gitmesi, piyasalarda ani bir düzeltmeye neden olabilir. Ayrıca, Çin ekonomisindeki yavaşlama ve Rusya-Ukrayna savaşının devam eden etkileri, küresel büyüme üzerinde aşağı yönlü riskler oluşturuyor.
Bu tabloda, yatırımcıların dikkatle izlediği bir diğer konu ise ABD'deki düzenleyici değişiklikler. SEC'in (ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu) hisse senedi piyasalarına yönelik yeni kuralları, bankaların ticaret gelirlerini etkileyebilecek potansiyele sahip. Öte yandan, yapay zeka halka arzlarındaki patlama, bir teknoloji balonu endişelerini de beraberinde getiriyor. Bazı analistler, bu şirketlerin değerlemelerinin sürdürülemez seviyelere ulaştığını savunuyor. Yine de, bankaların gelir tablolarına yansıyan rakamlar, en azından kısa vadede bu risklerin göz ardı edildiğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Wall Street’teki bu rekor karlar, Türkiye açısından dolaylı ancak önemli etkiler barındırıyor. Küresel likiditenin artması ve risk iştahının yükselmesi, gelişmekte olan piyasalara sermaye girişini kolaylaştırabilir. Bu durum, Borsa İstanbul’da işlem gören teknoloji ve savunma hisselerine olan ilgiyi artırabilir. Öte yandan, küresel piyasalardaki bu hareketlilik, TCMB’nin para politikası kararlarını da etkileyebilecek bir faktör olarak değerlendirilmeli. Ancak, Türkiye’nin kendi makroekonomik kırılganlıkları (cari açık, yüksek enflasyon) nedeniyle bu olumlu havanın doğrudan ülkeye yansıması sınırlı kalabilir. Yurtiçi yatırımcılar için, yapay zeka ve teknoloji odaklı uluslararası hisselere yönelmek bir alternatif olabilir.