Venezuela'da aileler, kayıp yakınlarının izini sürmek için çaresizce sosyal medyaya yönelmiş durumda. Ülkede 50 binden fazla kişinin kayıp olduğu tahmin edilirken, resmi kurumların yetersiz kaldığı bu süreçte vatandaşlar kendi imkanlarıyla arama çalışmaları yürütüyor. Özellikle son birkaç yılda ekonomik kriz, siyasi istikrarsızlık ve şiddet olaylarının artmasıyla birlikte kayıp sayılarında ciddi bir artış yaşandı. Hükümet verilerine göre 2020'den bu yana kayıp ihbar sayısı iki katına çıktı. Kayıp kişilerin çoğunun genç erkekler olduğu, bir kısmının ise siyasi nedenlerle ortadan kaybolduğu bildiriliyor.
Kayıpların ardındaki derin kriz
Venezuela, son yıllarda yaşadığı hiperenflasyon, gıda ve ilaç kıtlığı, artan suç oranları ve siyasi baskılarla boğuşuyor. Ülkedeki kayıp vakalarının büyük kısmı, güvenlik güçlerinin müdahalesi, çeteler arası çatışmalar veya insan kaçakçılığı gibi nedenlerle meydana geliyor. Özellikle Kolombiya sınırına yakın bölgelerde uyuşturucu kartellerinin faaliyetleri, kayıp sayısını artıran faktörler arasında. Aileler, sevdiklerini bulmak için WhatsApp grupları kuruyor, sosyal medyada fotoğraf paylaşıyor ve imza kampanyaları düzenliyor. Ancak devletin krize müdahale kapasitesi oldukça sınırlı. Başkent Caracas'taki hastanelerde kayıp yakınları için bilgi masaları kurulmasına rağmen, bu girişimler yeterli bulunmuyor.
İnsan hakları örgütleri, kayıpların soruşturulması için bağımsız bir komisyon kurulması çağrısında bulunuyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi, Venezuela'da 2023 yılında en az 10 bin kayıp vakası kaydedildiğini açıkladı. Bu sayı, ülkedeki çatışmaların ne denli yaygın olduğunu gözler önüne seriyor. Özellikle gençler arasında kaybolma oranının yüksek olması, toplumda derin bir travmaya yol açıyor. Aileler, kayıpların akıbeti hakkında bilgi alamamaktan ve devletin bu konuda yeterli çaba göstermemesinden şikayetçi.
Bölgesel ve küresel boyut
Venezuela'daki kayıp krizi, yalnızca ülke sınırlarıyla sınırlı kalmıyor. Komşu ülkelere göç eden Venezuelalıların sayısı 7 milyonu aşmış durumda. Bu göç dalgası, Kolombiya, Peru ve Ekvador gibi ülkelerde de kayıp vakalarının artmasına neden oluyor. Bölge genelinde insan kaçakçılığı ve organize suç örgütlerinin faaliyetleri, kayıpların uluslararası boyut kazanmasına yol açıyor. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği, Venezuela yönetimine insan hakları ihlalleri nedeniyle yaptırım uygularken, bu durum ülkedeki insani krizi daha da derinleştiriyor. Uzmanlar, kayıp sorununun çözümü için uluslararası işbirliğinin şart olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Venezuela'daki kayıp krizi, Türkiye için doğrudan bir etki oluşturmasa da, küresel insan hakları bağlamında önem taşıyor. Türkiye, başta Suriye ve Afrika olmak üzere birçok bölgede kayıp yakınlarının sorunlarıyla ilgilenmiş bir ülke olarak, Venezuela'daki duruma duyarsız kalmaması beklenir. Ayrıca Türkiye ile Venezuela arasındaki ticari ve diplomatik ilişkilerin son yıllarda artması, bu tür insani krizlerin iki ülke arasındaki işbirliğini etkileme potansiyeli taşıyor. Türkiye'nin insani yardım ve kalkınma projeleri kapsamında Venezuela'ya destek vermesi, bölgesel istikrara katkı sağlayabilir.