Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Venezuela'nın sağlık sisteminin geçen hafta yaşanan iki büyük depremin ardından ciddi bir baskı altında olduğunu bildirdi. Cenevre'de 30 Haziran'da yapılan açıklamada, bazı hastanelerin fiziksel hasar aldığı, bazılarında ise personel eksikliği yaşandığı belirtildi. Depremlerde 13 kişi hayatını kaybederken yüzlerce kişi yaralandı. Başta Caracas olmak üzere birçok kentte sağlık kuruluşları, artan hasta sayısı karşısında yetersiz kaldı. DSÖ, uluslararası yardım çağrısında bulundu ve bölgeye tıbbi malzeme sevkiyatı için hazırlıklara başlandığını duyurdu.
Depremlerin Ardından Sağlık Altyapısındaki Tahribat
24 ve 26 Haziran tarihlerinde meydana gelen 6.5 ve 7.1 büyüklüğündeki depremler, özellikle kırsal bölgelerdeki sağlık merkezlerini vurdu. Ulusal Afet Yönetimi yetkililerinin verdiği bilgiye göre, toplam 32 hastane ve klinik hasar gördü; bunlardan 12'si tamamen hizmet dışı kaldı. Caracas'taki başlıca kamu hastanelerinden biri olan Gomez Lopez Hastanesi'nin acil servis kanadı çökerken, deplasman ve psikolojik destek birimleri de çalışamaz hale geldi.
Depremlerin saatler süren artçı sarsıntılarla devam etmesi, sağlık personelinin sahada görev yapmasını zorlaştırdı. Sağlık Bakanlığı, çoğu hastanenin jeneratör ve su tankı gibi temel ekipmanlarının hasar gördüğünü, bu nedenle elektrik ve su kesintilerinin yaşandığını açıkladı. DSÖ, 1 Temmuz itibarıyla bölgeye 5 mobil sağlık ekibi ve 10 ton tıbbi malzeme sevk edildiğini, ancak ihtiyacın katlanarak arttığını vurguladı.
Uzmanlar, Venezuela'nın zaten yıllardır süren ekonomik kriz, hiperenflasyon ve ilaç kıtlığı nedeniyle zayıflamış olan sağlık sisteminin bu depremlerle neredeyse çökme noktasına geldiğini belirtiyor. Kamu sağlık çalışanlarının maaşlarının düşüklüğü nedeniyle birçok doktor ve hemşirenin istifa ettiği, mevcut personelin ise fazla mesai ve güvensiz koşullar altında çalıştığı ifade ediliyor.
Küresel Boyut ve Uluslararası Tepkiler
DSÖ'nün çağrısına ilk yanıt veren ülkeler arasında Küba, Rusya ve Çin yer aldı. Küba, 200 kişilik bir tıbbi ekibi Venezuela'ya gönderirken, Rusya sahra hastanesi ve ilaç yardımı göndereceğini duyurdu. ABD ise, siyasi nedenlerle doğrudan yardımı reddederken, Venezuela'daki sivil toplum kuruluşları aracılığıyla insani destek sağlayabileceğini belirtti. Avrupa Birliği, 2 milyon euro acil yardım tahsis etti.
Depremler, Latin Amerika'nın diğer bölgelerinde de sağlık altyapısının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bölgede sık sık yaşanan depremler, sağlık tesislerinin inşaat standartlarının yetersizliğini ve acil durum planlarının eksikliğini ortaya koyuyor. DSÖ, Venezuela'da sağlık sisteminin yeniden yapılandırılması için 30 milyon dolarlık bir fon oluşturulmasını talep etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Venezuela'daki depremler ve sağlık sisteminin çökme noktasına gelmesi, Türkiye açısından dolaylı da olsa bazı çıkarımlar sunmaktadır. Türkiye, Latin Amerika'da Venezuela ile en yakın ticari ve diplomatik ilişki kuran ülkelerden biridir; son yıllarda ikili ticaret hacmi artmış, özellikle inşaat ve enerji alanlarında iş birlikleri gelişmiştir. Bu durumun ardından Venezuela'da istikrarın bozulması, Türk şirketlerinin yatırımlarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin afet yönetimi konusundaki deneyimi ve güçlü sağlık altyapısı, DSÖ'nün çağrısına yanıt olarak bölgeye yardım göndermesi için bir fırsat oluşturabilir. Küresel anlamda ise, depremlerin sağlık sistemleri üzerindeki yıkıcı etkisi, özellikle gelişmekte olan ülkelerde afet hazırlığının önemini bir kez daha hatırlatmaktadır.