ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Cumartesi günü yaptığı açıklamada İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapattığına dair hiçbir kanıt bulunmadığını belirtti. Vance, Fox & Friends Weekend programına verdiği röportajda, İran'ın boğazı bloke ettiği iddialarının asılsız olduğunu ve boğazdan geçen petrol akışının rekor düzeyde olduğunu söyledi. Ancak açıklamadan saatler önce İran Silahlı Kuvvetleri Ortak Komutanlığı, kritik su yolunu kapatma kararı aldıklarını duyurdu. Bu karar, uluslararası enerji ticaretinin yaklaşık üçte birine ev sahipliği yapan stratejik kanalda yeni bir gerilim dalgası yarattı.
Gelişmenin arka planı
Vance, Fox News kanalına verdiği röportajda, "Şu anda boğazda herhangi bir kapanma olduğuna dair elimizde bir kanıt yok. Aslında tam tersine, petrol akışı şu ana kadar gördüğümüz en yüksek seviyelerde seyrediyor. Bu iddialar, İran'ın iç kamuoyuna yönelik bir propaganda hamlesi olabilir" ifadelerini kullandı. Bununla birlikte, İran Ortak Komutanlığı, Basra Körfezi'ndeki deniz güvenliği gerekçesiyle boğazı kapatma kararı aldıklarını resmen bildirdi. Açıklamada, "Körfez'de artan askeri faaliyetler ve yabancı güçlerin varlığı, ulusal güvenliğimizi tehdit etmektedir. Bu nedenle Hürmüz Boğazı'ndaki geçişler geçici olarak durdurulmuştur" denildi. İki farklı açıklamanın aynı gün gelmesi, boğazın fiili durumuna ilişkin kafa karışıklığına yol açarken, küresel petrol piyasalarında sert dalgalanmalara neden oldu.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'nden çıkan petrolün yaklaşık %80'ini taşıyan dünyanın en stratejik enerji geçitlerinden biri. Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi büyük petrol üreticileri, ihracatlarını bu boğaz üzerinden gerçekleştiriyor. İran'ın kapatma kararı, anında uluslararası petrol fiyatlarını yükseltti ve arz güvenliği endişelerini tetikledi. ABD Savunma Bakanlığı, bölgedeki askeri varlığını artırırken, Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkeler alternatif enerji rotaları üzerinde çalıştıklarını duyurdu. Uzmanlar, boğazın kapatılmasının küresel enerji tedarik zincirinde ciddi aksamalara ve fiyat artışlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Başkan Yardımcısı Vance'in "rekor akış" söylemi, İran'ın etkili bir abluka uygulayamayacağını göstermeye çalışsa da, Tahran'ın askeri kapasitesi ve bölgedeki jeopolitik kırılganlıklar bu çatışmayı daha da derinleştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithalat yoluyla karşılayan bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'nın kapanmasından doğrudan etkilenecektir. Petrol fiyatlarındaki olası artış, Türkiye'nin enerji maliyetlerini yükseltecek ve cari açığı daha da büyütecektir. Ayrıca Türkiye, Orta Doğu'daki enerji ticaretinde kilit bir transit ülke konumunda olduğu için bölgesel istikrarsızlık, Türk dış politikasını da zorlayabilir. Ankara, boğazın geçiş güvenliğine ilişkin endişelerini dile getirirken, olası bir gerilimde diyalog ve diplomasi çağrısında bulunabilir. Bu durum aynı zamanda Türkiye'nin enerji arzını çeşitlendirme çabalarını (örneğin Karadeniz gazı ve yenilenebilir enerji yatırımları) hızlandırması açısından bir uyarı niteliği taşımaktadır.