İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinde bir konuta düzenlediği hava saldırısında en az beş çocuğun ölümüne yol açtı. Saldırı, taraflar arasında ateşkes sağlandığı yönündeki iddiaların gölgesinde gerçekleşti. Filistin Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, saldırıda 12 kişinin yaralandığı, ölenler arasında iki yaşında bir bebeğin de bulunduğu bildirildi. İsrail ordusu ise saldırının bir "terör hedefine" yönelik olduğunu savundu. Olay, uluslararası toplumda ateşkesin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Ateşkes iddiaları ve sahadaki gerçeklik
Son günlerde Mısır ve Katar arabuluculuğunda yürütülen dolaylı müzakerelerde tarafların ateşkes konusunda ilerleme kaydettiği yönünde haberler yayılmıştı. Ancak sahadaki durum bunun tam tersini gösteriyor. İsrail'in Refah'a yönelik kara operasyonu devam ederken, hava saldırıları da aralıksız sürüyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, yalnızca son 48 saatte Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlenen saldırılarda 30'dan fazla sivil hayatını kaybetti. Ateşkes görüşmelerinin sürdüğü bir ortamda bu tür saldırıların yaşanması, taraflar arasındaki güven duygusunu tamamen ortadan kaldırıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Olay, uluslararası kamuoyunda geniş yankı buldu. Arap Birliği, saldırıyı "savaş suçu" olarak nitelendirirken, Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, "sivillerin korunması" çağrısını yineledi. ABD Dışişleri Bakanlığı ise saldırıyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Bölgede tırmanan gerilim, İran ve Hizbullah gibi aktörlerin de söylemlerini sertleştirmesine yol açıyor. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, "bu saldırıların bölgesel bir savaş riskini artırdığı" uyarısında bulundu. Bu gelişmeler, 2023 Ekim ayından bu yana devam eden çatışmaların bölgesel bir nitelik kazanma potansiyelini güçlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, 7 Ekim sonrası İsrail'e yönelik en sert tepki veren ülkelerden biri oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'i "soykırım yapmakla" suçlarken, Türkiye Filistin davasını uluslararası platformlarda güçlü şekilde savunuyor. Bu olay, Türkiye'nin bölgede artan arabuluculuk çabalarını zora sokabilir. Aynı zamanda, İsrail ile normalleşme sürecinin tamamen durmasına neden olabilir. Türkiye, bir yandan Filistinli gruplarla diyaloğunu sürdürürken, diğer yandan NATO müttefiki olarak İsrail'le ilişkilerini dengelemek zorunda. Bu tür saldırılar, Türkiye'nin bölgesel güç olarak pozisyonunu koruma stratejisini tehdit ediyor.