2022'de Uvalde'de 19 çocuk ve 2 öğretmenin öldürüldüğü silahlı saldırının ardından Teksas eyaleti, okul güvenliğini artırmak için yüz milyonlarca dolar harcayarak okullara çok sayıda polis memuru yerleştirdi. Ancak The Intercept’in haberine göre bu uygulama beklenenin aksine şiddeti azaltmadı; aksine polis memurlarının öğrencilere karşı aşırı güç kullanması, gereksiz yere gözaltı işlemleri yapması ve hatta fiziksel tacizde bulunması gibi olayların sayısında belirgin bir artış yaşandı. Eyalet çapında yapılan incelemeler, okul polislerinin özellikle siyahi ve Latin kökenli öğrencilere orantısız şekilde müdahale ettiğini ortaya koydu.
Güvenlik politikasının beklenmeyen sonuçları
Teksas Valisi Greg Abbott, Uvalde trajedisinden hemen sonra okul güvenliğini sertleştirecek bir dizi önlem almıştı. Bunların başında her okula en az bir silahlı polis memuru atanması ve okul binalarının fiziksel güvenliğinin artırılması geliyordu. Ancak The Intercept’in ulaştığı belgeler, bu politikaların öğrenciler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını gösteriyor. Örneğin, bir lisede bir öğrenci, sınıfta cep telefonu kullandığı gerekçesiyle polis tarafından yere yatırılıp kelepçelenirken; başka bir olayda ise 12 yaşındaki bir çocuk, okul koridorunda koştuğu için polis memuru tarafından itilip düşürüldü ve kolunu kırdı. Bu tür olaylar, eyalet meclisine sunulan raporlarda yer almasına rağmen Abbott yönetimi, polis sayısını azaltma yönünde herhangi bir adım atmadı.
Uvalde saldırısının ardından okullarda polis varlığını artırma kararı, aslında ulusal düzeyde bir trendin parçasıydı. 1999'daki Columbine saldırısından bu yana ABD genelinde okullarda güvenlik önlemleri sürekli olarak artırılıyor. Ancak uzmanlar, okul polislerinin eğitim eksikliği ve kriz anlarında aşırı tepki verme eğiliminin, okul ortamını hapishane benzeri bir yere dönüştürdüğünü ve öğrenciler üzerinde psikolojik baskı yarattığını belirtiyor. Teksas’taki bu uygulama, okullarda polis bulunmasının otomatik olarak güvenliği artırmadığını, aksine yeni sorunlara yol açabileceğini göstermesi açısından önemli bir vaka olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Teksas’taki bu gelişme, ABD genelinde okul güvenliği tartışmalarının bir yansıması olarak görülüyor. 2023-2024 eğitim yılı itibarıyla, ABD'deki devlet okullarının yaklaşık %70'inde en az bir silahlı polis memuru bulunuyor. Bu oran, özellikle düşük gelirli mahallelerde ve azınlık nüfusun yoğun olduğu bölgelerde daha da yüksek. Ulusal Eğitim İstatistikleri Merkezi'nin verilerine göre, 2021-2022 yılında ABD genelinde okul polisleri tarafından 200 binden fazla öğrenci hakkında polis kaydı oluşturuldu. Bu kayıtların büyük bir kısmı, sınıf içi disiplin sorunları gibi aslında polisi gerektirmeyecek durumlardan kaynaklanıyor. Uzmanlar, bu uygulamanın “okuldan hapishaneye boru hattı” (school-to-prison pipeline) olarak adlandırılan bir süreci hızlandırdığına dikkat çekiyor: özellikle siyahi öğrenciler, küçük suçlar nedeniyle okuldan uzaklaştırılıp adalet sistemine yönlendiriliyor ve bu da onların eğitim hayatını olumsuz etkiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Teksas’taki bu uygulama, Türkiye açısından okul güvenliği politikalarının gözden geçirilmesi ihtiyacını hatırlatmaktadır. Türkiye'de de son yıllarda okullarda güvenlik önlemleri artırılmış, birçok okula güvenlik görevlisi yerleştirilmiştir. Ancak bu görevlilerin eğitimi, yetkileri ve öğrencilerle iletişimi konusunda standartların belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca, Türkiye'de okul polisi uygulaması ABD’deki gibi yaygın olmasa da, özel güvenlik personelinin aşırı güç kullanma riski her zaman mevcuttur. Türk eğitim sistemi, okulları cezaevine dönüştürmeyen, aksine öğrencilerin gelişimini destekleyen bir güvenlik modeli benimsemelidir. Bu bağlamda, Teksas deneyimi, güvenlik politikalarının istenmeyen sonuçlara yol açabileceği konusunda önemli bir uyarı niteliğindedir.