Ortadoğu'da artan gerilim dalgası, sabah saatlerinde gelen flaş bir haberde daha kendini gösterdi. Ürdün ve Bahreyn'de konuşlu ABD askeri üslerinin, henüz kimliği belirlenemeyen unsurlarca hedef alındığı iddia ediliyor. Middle East Eye'ın aktardığı habere göre, saldırı girişimleri ABD'nin bölgedeki en kritik lojistik merkezlerinden biri olan ve Irak, Suriye operasyonlarında kilit rol oynayan Ürdün'deki H-4 hava üssü ile Bahreyn'deki ABD Donanması Beşinci Filo karargahını hedef aldı. Olayda can kaybı ya da maddi hasar olup olmadığı henüz doğrulanmazken, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'ndan (CENTCOM) resmi bir açıklama bekleniyor.
Saldırı girişiminin arka planı
Son haftalarda Gazze Şeridi'nden başlayarak Lübnan, Yemen ve Suriye'ye yayılan çatışma hattı, ABD askeri varlığını da hedef tahtasına yerleştirdi. Yemen'deki İran destekli Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıları ve ABD-İngiltere ortak hava operasyonları, bölgedeki gerginliği tarihin en yüksek seviyelerinden birine taşımış durumda.
Ürdün, 1990'lardan bu yana ABD ile imzaladığı savunma işbirliği anlaşmaları kapsamında topraklarında ABD askeri varlığına ev sahipliği yapıyor. Özellikle Suriye sınırına yakın El Mevafak El Salti Hava Üssü'nde (H-4) konuşlu ABD özel kuvvetleri ve insansız hava araçları (İHA), Irak ve Suriye'deki IŞİD karşıtı operasyonlarda aktif rol oynuyor. Bahreyn'deki Donanma Beşinci Filo ise, ABD'nin Basra Körfezi'ndeki en büyük deniz varlığı olarak biliniyor ve İran'a yönelik caydırıcılık misyonunun merkezinde yer alıyor.
Bu iki üssün aynı anda hedef alınması, saldırının koordineli olabileceği endişesini doğuruyor. İran destekli milis gruplar, geçmişte Irak ve Suriye'deki ABD üslerine roket ve kamikaze İHA'larla saldırmıştı. Ancak Ürdün, şimdiye kadar bu tür saldırılardan görece uzak kalmıştı.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Olası bir saldırı, ABD'nin İran'a karşı askeri müdahale olasılığını artırabilir. Özellikle Bahreyn'deki Donanma üssü, bölgede serbest seyrüseferin sembolü haline gelmiş durumda. Husilerin, Kızıldeniz'deki saldırılarına ek olarak, şimdi de ABD askeri hedeflerine yönelmesi, çatışmanın tüm bölgeye yayılma riskini barındırıyor.
Rusya ve Çin, bu hafta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde yaptıkları açıklamalarla ABD'yi bölgedeki askeri varlığını artırmakla suçlamıştı. Saatler içinde netleşmesi beklenen saldırı iddiasına rağmen, ABD'nin askeri müdahale yerine diplomatik kanalları zorlaması muhtemel. Ancak İran'la doğrudan bir çatışma riski, petrol fiyatlarını ve küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ürdün ve Bahreyn'deki ABD üslerine yönelik bu iddia, Türkiye'nin yakından izlediği Ortadoğu'daki ABD askeri varlığının kırılganlığını bir kez daha gösteriyor. Türkiye, İncirlik Üssü ve Konya'daki radar sistemi gibi NATO'nun kritik unsurlarına ev sahipliği yaparken, benzer bir güvenlik riskiyle karşı karşıya. Bölgede yayılmacı bir savaşın Türkiye'nin enerji koridorları ve istihbarat hatları üzerinde doğrudan etkisi olabilir. Ayrıca, müttefiki ABD ile zaman zaman gerilim yaşayan Türkiye, bu tür olaylarda denge politikasını sürdürmek zorunda. İran destekli grupların ABD üslerine yönelik saldırıları, Ankara'nın Tahran ile olan pragmatik işbirliğini de test ediyor.