United Airlines CEO’su Scott Kirby, Rolls-Royce’u sözleşme anlaşmazlığı ve motor teslimatlarındaki gecikmeler nedeniyle ‘dışlanmış şirket’ (in the doghouse) ilan etti. Kirby, Paris Air Show’da yaptığı açıklamada, Rolls-Royce’un geniş gövdeli uçaklar için ürettiği Trent 1000 motorlarındaki gecikmelerin, havayolunun uzun menzilli filo planlamasını ve bakım programlarını olumsuz etkilediğini belirtti. Bu sert çıkış, küresel havacılık sektöründe tedarik zinciri baskılarının arttığı bir dönemde geldi. Pek çok havayolu, motor ve parça tedarikindeki gecikmeler nedeniyle uçakları yere indirmek veya filolarını yenilemeyi ertelemek zorunda kalıyor.
Gelişmenin arka planı: Motor savaşları ve gecikmeler
Rolls-Royce ile United Airlines arasındaki gerginlik, küresel havacılık endüstrisinde tedarik zinciri krizinin en somut göstergelerinden biri. Rolls-Royce’un Trent 1000 motorları, Dreamliner gibi geniş gövdeli uzun menzilli uçaklarda kullanılıyor. Ancak motorların bakım döngülerinde yaşanan sertifikasyon sorunları ve yedek parça sıkıntıları, birçok havayolunun uçaklarını planlanandan uzun süre bakımda tutmasına yol açıyor. United Airlines, özellikle Boeing 787 Dreamliner filosunda ciddi aksamalar yaşıyor. Şirket, 2024 yılı yaz sezonunda bazı uzun menzilli uçuşlarını motor gecikmeleri nedeniyle iptal etmek zorunda kaldı. Kirby’nin kamuoyu önünde Rolls-Royce’u hedef alması, tedarikçilerle ilişkilerde nadir görülen bir sertlik olarak kaydedildi.
Öte yandan Rolls-Royce, suçlamaları kabul etmemekle birlikte, motor teslimatlarını hızlandırmak için yatırım yaptığını duyurdu. Şirket, tedarik zincirindeki darboğazları aşmak için yeni üretim hatları kurduğunu ve ek iş gücü istihdam ettiğini açıkladı. Ancak havayolu şirketleri, bu açıklamaların taraflarını tatmin etmediğini söylüyor. Havacılık devi Boeing de motor darboğazından doğrudan etkileniyor; zira motor teslim edilemezse, uçak teslimatları da erteleniyor. Bu durum, Boeing’in Dreamliner sevkiyatlarında da gecikmelere neden oldu.
Tedarik zinciri krizi hafiflemiyor
Küresel havacılık sektörü, pandemi sonrası toparlanma sürecinde talepte hızlı bir artış yaşarken tedarik zinciri yeniden yapılanma zorluğu çekiyor. Motor üreticileri GE Aerospace, Pratt & Whitney ve Rolls-Royce, pandemideki kesintiler sonrası iş gücü ve malzeme sıkıntısı yaşıyor. Özellikle Pratt & Whitney’in PW1000G motorlarındaki sorunlar, Airbus A320neo ailesini vururken, Rolls-Royce’un Trent serisi de geniş gövdeli segmentte darboğaz yaratıyor. Havayolu ittifakları, yaşanan gecikmelerin sektöre yıllık maliyetinin milyarlarca doları bulabileceğini tahmin ediyor.
United Airlines’ın Rolls-Royce’a yönelik eleştirisi, başka havayollarının da benzer sıkıntılar yaşadığı bir ortamda geldi. Emirates, Qatar Airways ve Lufthansa gibi büyük oyuncular, motor bakım sürelerinin uzaması ve yedek motor bulunamamasından şikayetçi. Sektör yetkilileri, bu durumun 2025’e kadar devam edebileceğini belirtiyor. Uzmanlar, motor üreticilerinin yeni yatırımlarla ancak 2026-2027 yıllarında talebi karşılayabilecek kapasiteye ulaşacağını öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, havacılık sektöründe hem üretim hem de operasyonel anlamda bu tedarik zinciri krizinden etkileniyor. Türk Hava Yolları, geniş gövdeli uçak filosunun bakım ve yeni uçak tedarik süreçlerinde benzer gecikmelerle karşılaşabilir. Ayrıca, motor tedarik darboğazı, Türkiye’nin uçak bakım-onarım üssü olma hedefini de zorlayabilir. Rolls-Royce gibi motor üreticilerinin Türkiye’deki bakım merkezleriyle iş birliği bu dönemde daha da önem kazanıyor. Kriz, Türkiye’nin alternatif tedarikçiler ve yerli motor geliştirme çabalarına yönelmesi için bir fırsat penceresi açabilir; zira uzun vadede bağımlılığı azaltmak stratejik bir gereklilik haline geliyor.