Bahreyn genelinde aniden yankılanan siren sesleri, ülkeyi savaş alarmına geçirdi. Yerel saatle 21.30 sularında başlayan uyarı sinyalleri, başkent Manama başta olmak üzere birçok kentte duyuldu. Sivil savunma yetkilileri, halkın derhal en yakın sığınağa yönlendirilmesi talimatını verdi. Olayın ardından yapılan resmî açıklamada, sirenlerin bir hava saldırısı tatbikatına bağlı olmadığı, gerçek bir tehdit nedeniyle çalındığı belirtildi. Ancak henüz hangi hedefe yönelik bir saldırı ihtimali bulunduğuna dair net bir bilgi paylaşılmadı.
Gelişmenin arka planı: İsrail normalleşmesi ve İran gerilimi
Bahreyn, 2020 yılının Eylül ayında İsrail ile ilişkileri normalleştiren Abraham Anlaşmaları’nın imzacılarından biri. Manama yönetimi, o tarihten bu yana Tel Aviv ile diplomatik ve ekonomik bağlarını giderek derinleştiriyor. Bu durum, başta İran ve Lübnan Hizbullah’ı olmak üzere bölgedeki İsrail karşıtı güçlerin hedefi haline gelmesine neden oldu.
Son haftalarda, Yemen’deki Husilerin Bahreyn’deki askerî üsleri hedef alabileceğine dair istihbarat raporları gündeme gelmişti. Husiler, Bahreyn’in İsrail ve Suudi Arabistan ile iş birliğini sık sık eleştiriyor. Ayrıca, İran destekli milis grupların Bahreyn’e yönelik drone ve füze saldırısı planladığı yönünde duyumlar alınıyordu.
Bahreyn resmî ajansı BNA, gece saatlerinde yayımladığı kısa bildiride “ulusal güvenliğe yönelik ciddi bir tehdidin” bertaraf edildiğini duyurdu. Savunma Bakanlığı’nın koordinasyonunda gerçekleştirilen bir operasyonla tehdidin etkisiz hâle getirildiği ifade edildi. Ancak sirenlerin neden çaldığı, hangi tür bir tehdit olduğu konusunda ayrıntı verilmedi.
Bölgesel ve küresel boyut: Körfez’de tansiyon yükseliyor
Siren sesleri, sadece Bahreyn’de değil, komşu Katar ve Suudi Arabistan’ın doğu vilayetlerinde de duyuldu. Suudi hava savunma sistemlerinin kısa süreliğine devreye girdiği öğrenildi. Olayın ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), bölgedeki müttefiklere yönelik herhangi bir saldırı tespit edilmediğini açıkladı. Buna rağmen, Körfez genelinde hava sahası kısmen kapatıldı.
İsrail’in Gazze’ye yönelik operasyonları ve İran’ın nükleer programındaki ilerlemeler, Körfez monarşilerinin güvenlik endişelerini artırıyor. Bahreyn’deki ABD Donanması’nın 5. Filosu’nun varlığı, ülkeyi İran’ın potansiyel misillemeleri için öncelikli hedef hâline getiriyor. Uzmanlar, sirenlerin arkasında yanlış bir alarm veya siber saldırı olabileceğini de değerlendiriyor.
Olayın üzerinden 12 saat geçmesine rağmen, Bahreyn İçişleri Bakanlığı olağanüstü bir durum olmadığını, ancak güvenlik önlemlerinin artırıldığını duyurdu. Halkın sakin olması çağrısı yapılırken, sosyal medyada sirenlerin bir İsrail-Hizbullah çatışması sonucu çaldığı yönünde spekülasyonlar dolaştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bahreyn’deki bu gelişme, Türkiye’nin Körfez bölgesindeki dengeleri yakından takip etmesini gerektiriyor. Ankara, Bahreyn ile ticari ve diplomatik ilişkilerini sürdürüyor; ayrıca Katar ile ortak askerî üs bulunuyor. Bölgede olası bir İran-İsrail çatışması, doğrudan Türkiye’nin güvenliğini etkilemese de enerji nakil hatlarını ve Körfez’deki Türk yatırımlarını tehdit edebilir. Öte yandan, Türkiye’nin İsrail ile son dönemdeki ticari kısıtlamaları, Körfez ülkelerinin tutumunu da yakından ilgilendiriyor. Bu nedenle, sirenlerin ardındaki gerçek tehdit netleşene kadar Türk Dışişleri’nin bölgedeki temaslarını yoğunlaştırması bekleniyor.