Ukrayna'nın yeni atanan Genelkurmay Başkanı, Rusya'ya karşı misilleme saldırılarını artırma sözü verirken, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un ABD'li mevkidaşı Marco Rubio ile yapacağı görüşmede barışa dair somut bir ilerleme beklenmiyor. Bu gelişmeler, savaşın daha da kızışacağına işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Şubat 2024'te General Oleksandr Syrskyi'yi Genelkurmay Başkanı olarak atadı. Syrskyi, daha önce Ukrayna kara kuvvetlerine komuta ediyordu ve 2023 yılında Avdiivka ve Bakhmut savunmalarıyla tanınıyordu. Yeni görevinde Syrskyi, Rus kuvvetlerine karşı daha agresif bir strateji izleyeceğini belirtti.
Syrskyi'nin açıklamaları, Ukrayna'nın savaşın ikinci yılında daha saldırgan bir pozisyon alacağını gösteriyor. Ukrayna ordusu, 2023 yazında başlattığı karşı taarruzun sınırlı başarısı nedeniyle eleştirilmişti. Şimdi yeni komutan, Rusya'nın derinliklerine yönelik saldırıları ve insansız hava araçlarıyla (İHA) gerçekleştirilen vuruşları artıracağını ima ediyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio arasındaki görüşme, iki ülke arasında savaşın başından bu yana en üst düzey temaslardan biri olacak. Ancak analistler, bu görüşmeden somut bir barış anlaşması çıkmasını beklemiyor. ABD ve Rusya arasındaki temel ayrışmalar devam ediyor: Ukrayna'nın toprak bütünlüğü, NATO genişlemesi ve yaptırımlar.
Bu görüşme, Ukrayna'nın yeni askeri stratejisiyle birlikte değerlendirildiğinde, savaşın daha da tırmanacağı bir döneme girildiğini gösteriyor. Rusya, yeni saldırılara hazırlanırken, Ukrayna da Batı'dan aldığı F-16 savaş uçakları ve uzun menzilli füzelerle karşılık vermeye hazırlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, savaşın başından bu yana arabuluculuk rolü üstleniyor ve Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması gibi girişimlerle küresel gıda güvenliğine katkı sağlıyor. Ancak Ukrayna'nın saldırılarını artırması ve Rusya ile ABD arasındaki gerilimin yükselmesi, Türkiye'nin denge politikasını zorlayabilir. Ayrıca savaşın kızışması, Karadeniz'de güvenlik risklerini artırabilir ve Türkiye'nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamındaki deniz trafiği yönetimini etkileyebilir. Ekonomik olarak ise enerji fiyatlarındaki oynaklık ve turizm gelirlerindeki belirsizlik devam edecektir.