Kyiv, 22 Temmuz - Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy, Rusya ile savaşın beşinci yılına girerken askeri stratejisini yenilemek amacıyla Tümgeneral Mykhailo Drapatyi'yi genelkurmay başkanlığına atadı. Daha önce kara kuvvetleri komutanlığı da yapan Drapatyi, cephedeki kritik görevleriyle tanınıyor. Bu değişiklik, Ukrayna'nın savaşın gidişatını değiştirme çabalarının bir parçası.
Drapatyi'nin askeri geçmişi ve yeni görevi
Mykhailo Drapatyi, 2022'deki büyük Rus işgalinden bu yana Ukrayna ordusunda önemli roller üstlendi. Daha önce Harkiv cephesinde başarılı savunma operasyonları yöneten Drapatyi, özellikle 2022 sonbaharındaki karşı taarruzda dikkat çekti. Yeni görevinde orduyu modernize etmek ve Batı'dan gelen askeri yardımı en verimli şekilde kullanmakla sorumlu olacak.
Zelenskiy, atama kararını açıklarken "Drapatyi, savaş alanında denenmiş bir lider. Onun komutasında ordumuz daha etkili olacak" dedi. Drapatyi'nin selefi Valeriy Zaluzhnyi ise görevden alınma nedenine ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, bazı analistler bunun stratejik farklılıklardan kaynaklandığını ileri sürdü.
Savaşın seyrine etkisi
Drapatyi'nin atanması, Ukrayna'nın savaşta yeni bir sayfa açma arayışı olarak yorumlanıyor. Rus güçleri son haftalarda Donbas'ta ilerlerken, Ukrayna'nın insan gücü ve mühimmat sıkıntısı büyüyor. Yeni genelkurmay başkanının, NATO'nun sağladığı modern silahları daha etkin kullanması ve cephedeki lojistik sorunları çözmesi bekleniyor. Öte yandan, bu değişikliğin savaşta ani bir dönüş yaratması beklenmiyor, daha çok uzun vadeli reorganizasyonun parçası.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna ordusundaki bu komuta değişikliği, Türkiye'nin Karadeniz stratejisi ve Ukrayna ile askeri iş birliği açısından dikkatle izlenmeli. Türkiye, savaşın başından beri Ukrayna'ya Bayraktar TB2 gibi silah sistemleri sağlamış ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni uygulayarak Rus donanmasının hareket alanını kısıtlamıştı. Drapatyi'nin daha aktif bir güney stratejisi izlemesi, Türkiye'nin çıkarlarını etkileyebilir. Ayrıca, bu değişiklik savaşın seyrini değiştirmezse, Türkiye'nin arabuluculuk çabaları için yeni bir zemin oluşabilir.