Ukrayna'da reformcu Savunma Bakanı Oleksiy Reznikov'un geçen hafta görevden alınmasına karşı başlayan protestolar Pazartesi günü beşinci gününe girdi. Başkent Kiev başta olmak üzere birçok kentte düzenlenen gösteriler, savaşın başından bu yana ülke genelinde görülen en ciddi siyasi krizlerden birine dönüştü. Protestocular, Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin ordunun üst kademesinde yapacağı değişikliklerin savaşın gidişatını olumsuz etkileyeceğini savunuyor. Reznikov'un yerine atanan Rustem Umerov ise henüz göreve başlamadı.
Protestoların arka planı: Reformcu bakanın görevden alınması
Geçen hafta Perşembe günü Zelenski, Reznikov'u görevden alarak yerine Devlet Mülkiyet Fonu Başkanı Rustem Umerov'u atadı. Resmi gerekçe olarak "yolsuzlukla mücadelede yetersizlik" gösterilse de, analistler bu hamlenin ABD ve AB'den gelen baskılar sonucu yapıldığını belirtiyor. Reznikov, savaşın başında Batı'dan askeri yardım sağlanmasında kilit rol oynamış, ancak son aylarda yolsuzluk iddialarıyla gündeme gelmişti. Özellikle orduya ait lojistik şirketlerinde usulsüzlükler yapıldığı yönündeki haberler, bakanın istifasını kaçınılmaz kıldı.
Protestocular ise Reznikov'un savaşın en kritik döneminde ordunun ihtiyaç duyduğu silah ve mühimmatı temin ettiğini, yolsuzluk iddialarının ise siyasi bir operasyon olduğunu söylüyor. Kiev'deki Maidan Meydanı'nda toplanan binlerce kişi, "Reznikov'a destek", "Savaş zamanı siyasi oyunlara hayır" sloganları attı. Gösterilerin önümüzdeki günlerde büyümesi bekleniyor.
Siyasi krizin bölgesel boyutu
Ukrayna'daki bu siyasi kriz, Batılı müttefiklerin endişelerini artırdı. ABD ve AB, Ukrayna'nın savaşı kazanması için siyasi istikrarın şart olduğunu vurgularken, Rusya ise bu durumu fırsat olarak görüyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, "Ukrayna yönetiminin iç çekişmeleri, savaşın gidişatını etkileyecek" dedi. Öte yandan, NATO'nun doğu kanadındaki ülkeler, Ukrayna'daki olası bir yönetim boşluğunun kendileri için güvenlik riski oluşturabileceği uyarısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna'daki siyasi kriz, Türkiye'nin bölgedeki denge politikasını doğrudan etkileyebilir. Türkiye, Karadeniz'deki güvenlik dinamikleri ve tahıl koridoru anlaşması gibi konularda Ukrayna ile iş birliğine devam ediyor. Ukrayna'da yönetim zafiyeti oluşması, bu anlaşmaların geleceğini belirsizleştirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin savunma sanayiinde Ukrayna ile yürüttüğü ortak projeler (Bayraktar TB2 gibi) de bu krizden etkilenebilir. Ankara'nın, Kiev'deki siyasi istikrarsızlığa karşı temkinli bir tutum izlemesi ve her iki tarafı da diyaloğa çağırması bekleniyor.