Tunus'ta güvenlik güçleri, Perşembe günü tanınmış gazeteci Selim Ferjani'yi başkent Tunis'teki evine düzenlediği baskında gözaltına aldı. Ferjani'nin avukatı Fethi Ben Ahmed, müvekkilinin "devlet kurumlarını itibarsızlaştırma" suçlamasıyla tutuklandığını açıkladı. Tunuslu yetkililerden henüz resmi bir açıklama gelmedi. Olay, Cumhurbaşkanı Kais Saied döneminde gazetecilere yönelik artan baskıların son halkası olarak değerlendiriliyor.
Gazetecilere Yönelik Baskının Arka Planı
Selim Ferjani, Tunus'un önde gelen haber sitelerinden "Tunus Post"un genel yayın yönetmeniydi. Ferjani, son aylarda cumhurbaşkanlığı sarayındaki yolsuzluk iddialarını ve ekonomik krizle ilgili eleştirel haberleriyle gündeme gelmişti. Avukat Ben Ahmed'e göre, savcılık Ferjani'yi "yayın yoluyla suç işlemek" ve "kamu düzenini bozmak"la suçluyor. Gözaltı kararının ardından Ferjani, önce Tunis'teki El Aouina karakolunda sorgulandı, ardından savcılık talebiyle tutuklanarak Mornaguia Cezaevi'ne gönderildi.
Tunus, 2011 devriminden sonra Arap dünyasının en özgür basınına sahip ülkelerinden biri olarak görülüyordu. Ancak 2021'de Cumhurbaşkanı Kais Saied'in parlamentoyu feshetmesi ve olağanüstü yetkileri devralmasıyla ülkede demokratik gerileme hızlandı. O tarihten bu yana en az 20 gazeteci ve medya çalışanı tutuklandı veya yargılandı. Uluslararası Af Örgütü ve Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) gibi kuruluşlar, Tunus'ta ifade özgürlüğünün sistematik olarak kısıtlandığını raporluyor.
Ferjani'nin tutuklanması, Tunus'ta 2024 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi muhalefete yönelik baskının bir parçası olarak yorumlanıyor. Seçimlere katılması beklenen potansiyel adaylardan birçoğu ya tutuklandı ya da seçim kurulu tarafından diskalifiye edildi. Bu durum, ülkedeki demokratik süreçlere gölge düşürüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Tunus'daki gelişmeler, Kuzey Afrika'da otoriterleşme eğilimlerinin arttığı bir döneme denk geliyor. Mısır'da Abdülfettah es-Sisi, Cezayir'de Abdelmadjid Tebboune yönetimleri de benzer şekilde basın özgürlüğünü kısıtlıyor. Tunus, bir zamanlar bölgede demokrasinin umudu olarak gösterilirken, şimdi otoriter yönetimlerin saflarına katılmış durumda. Bu durum, Batılı ülkelerin Tunus'a yönelik politikalarını da zorluyor. ABD ve Avrupa Birliği, Tunus'daki demokratik gerilemeyi endişeyle izlediklerini belirtiyor ancak ekonomik ve güvenlik işbirliğini sürdürüyor.
Uluslararası basın kuruluşları, Ferjani'nin serbest bırakılması için çağrı yapıyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler, Tunus hükümetini "gazetecileri sindirmek için yargıyı araçsallaştırmakla" suçladı. Tunus Barolar Birliği de tutuklamayı kınadı ve adil yargılanma güvencesi talep etti. Öte yandan, Tunus hükümeti henüz konuya ilişkin açıklama yapmadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tunus'daki gazeteci tutuklaması, Türkiye'nin Kuzey Afrika ve Akdeniz havzasındaki istikrarı açısından önem taşıyor. Türkiye, Tunus ile ikili ilişkilerini sürdürüyor ve bu ülkedeki demokratik gelişmeleri yakından izliyor. Olası bir istikrarsızlık, bölgesel ticaret ve yatırım ortamını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin de zaman zaman eleştirildiği basın özgürlüğü konusunda uluslararası kamuoyunda çifte standart tartışmalarına yol açabilir. Bu gelişme, Türkiye'nin demokratikleşme söylemini ve insan hakları politikalarını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini gösteriyor.