Ukrayna'nın Rusya tarafından kaçırılan çocukların geri getirilmesinden sorumlu üst düzey yetkilisi, ülkesindeki 1 milyondan fazla ailenin adalet arayışında ABD'nin daha fazla yardımını talep etti. Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşının en karanlık yönlerinden biri olan çocuk kaçırma kampanyası, Kiev yönetimini harekete geçirdi. Ukrayna Çocuk Hakları Ombudsmanı Mykola Kuleba, Rusya'nın işgal altındaki bölgelerden binlerce çocuğu zorla alıkoyduğunu ve bunların bir kısmını Rus ailelerine evlatlık verdiğini belirtti. Kuleba, 'Zaman bizden yana değil' diyerek, uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.
Rusya'nın Çocuk Kaçırma Stratejisi
Ukrayna hükümetine göre, Rusya Şubat 2022'de başlattığı tam ölçekli işgalden bu yana yaklaşık 19.500 çocuğu kaçırdı. Ancak gerçek sayının çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. Çocuklar, işgal altındaki Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson bölgelerinden alınarak Rusya'nın çeşitli bölgelerine yerleştiriliyor. Bir kısmı ise Rus ailelerine evlatlık veriliyor, bu da çocukların kendi kimliklerinden ve ailelerinden tamamen koparılması anlamına geliyor. Ukrayna yönetimi bu uygulamayı 'etnik temizlik' olarak nitelendiriyor ve Rusya'nın Ukrayna'nın kültürel varlığını yok etmeyi hedeflediğini savunuyor.
Ukrayna Çocuk Hakları Ombudsmanı Ofisi, şu ana kadar sadece 388 çocuğun geri getirilebildiğini açıkladı. Bu çocukların çoğu, karmaşık diplomatik müzakereler ve uluslararası kuruluşların yardımıyla kurtarıldı. Ancak süreç son derece yavaş ilerliyor. Kuleba, 'Her geçen gün bu çocukların psikolojik travması derinleşiyor ve Rusya'nın onları kendi vatandaşı olarak kaydetmesi, geri dönüşlerini daha da zorlaştırıyor' dedi.
Ukrayna'nın talepleri arasında, ABD'nin Rusya'ya yönelik yaptırımlarını artırması, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) daha fazla destek vermesi ve kaçırılan çocukların tespit edilmesi için istihbarat paylaşımı yapması yer alıyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, konuyu yakından takip ettiğini ancak somut adımlar konusunda henüz bir açıklama yapmadı.
Uluslararası Hukuk ve Yaptırımlar
Rusya'nın Ukraynalı çocukları kaçırması, Cenevre Sözleşmeleri ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) yetki alanına giren savaş suçu olarak kabul ediliyor. UCM, Mart 2023'te Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hakkında, çocukların yasadışı sürgünü suçundan tutuklama emri çıkardı. Ancak Rusya, UCM'nin kararlarını tanımadığını ve bu suçlamaları reddettiğini açıkladı. Putin'in tutuklanması pratikte mümkün görünmezken, uluslararası toplumun baskısı artarak devam ediyor.
ABD, Ukrayna'ya askeri ve insani yardım konusunda en büyük destekçi konumunda. Ancak Kongre'deki Cumhuriyetçilerin Ukrayna yardımını bloke etmesi, Kiev yönetiminin elini zayıflatıyor. ABD Başkanı Joe Biden, Ukrayna'ya 61 milyar dolarlık ek yardım paketini Kongre'den geçirmeye çalışıyor ancak süreç tıkanmış durumda. Bu belirsizlik, Ukrayna'nın savaş alanında olduğu kadar diplomatik alanda da zorluk yaşamasına neden oluyor.
Ukrayna ayrıca, kaçırılan çocuklar konusunda Türkiye ve Katar gibi arabulucu ülkelerle de işbirliği yapıyor. Özellikle Katar, Rusya ile Ukrayna arasında bir köprü görevi görerek bazı çocukların geri dönüşünü sağladı. Ancak bu tür girişimlerin sayıca yetersiz olduğu ve daha geniş çaplı bir uluslararası mekanizmaya ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor.
İnsani Kriz ve Çocukların Durumu
Kaçırılan çocukların psikolojik ve fiziksel durumu giderek kötüleşiyor. Ukraynalı yetkililer, çocukların Rusya'da Ukrayna karşıtı propagandaya maruz kaldığını, Rusça eğitim aldıklarını ve kendi kimliklerini unutmaya zorlandıklarını ifade ediyor. Bazı çocukların Rus aileleri tarafından evlat edinilmesi, onların Ukrayna'ya dönüşünü neredeyse imkansız hale getiriyor. Ukrayna'da aileler, çocuklarının akıbetini öğrenmek için haftalarca, aylarca bekliyor. Birçok aile çocuğunun nerede olduğunu bile bilmiyor.
Ukrayna hükümeti, çocukların geri dönüşü için bir veri tabanı oluşturdu ve DNA testleri yapıyor. Ancak bu süreç, Rusya'nın işbirliği yapmaması nedeniyle yavaş ilerliyor. Ukrayna Çocuk Hakları Ombudsmanı Kuleba, 'Bu çocuklar savaşın en masum kurbanları. Onları kurtarmak için uluslararası toplumun acil ve kararlı adımlar atması gerekiyor' diye konuştu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya-Ukrayna savaşında arabulucu rolü üstlenen Türkiye, çocuk kaçırma krizinde de aktif bir pozisyon alabilir. Türkiye, hem Rusya hem de Ukrayna ile iyi ilişkileri sayesinde insani koridorlar oluşturulmasına yardımcı olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin İstanbul merkezli tahıl koridoru anlaşmasındaki başarısı, benzer bir mekanizmanın çocukların geri dönüşü için de kurulabileceğini gösteriyor. Diplomatik girişimler, Türkiye'nin uluslararası alandaki itibarını artırabilir ve insani krizlerin çözümünde öncü bir rol oynamasına katkı sağlayabilir.