Ukrayna'nın Rusya ile savaşı dördüncü yılına girerken, Ukrayna ordusu sahada önemli dönüşümler geçiriyor. Eski Pentagon yetkilisi Mara Karlin, Ukrayna'ya yaptığı son ziyarette edindiği izlenimleri paylaştı. Karlin, Ukrayna ordusunun Batı'dan gelen askeri yardımları etkin bir şekilde kullandığını, ancak insansız hava araçları (İHA) ve elektronik harp sistemlerindeki yeniliklerin savaşın seyrini değiştirdiğini vurguladı.
Askeri dönüşümün temel dinamikleri
Ukrayna ordusu, 2022'de başlayan geniş çaplı işgalin ardından hızlı bir modernizasyon sürecine girdi. Batılı müttefiklerden gelen tanksavar füzeleri, hava savunma sistemleri ve topçu mühimmatı sayesinde Rus ilerleyişini durdurmayı başardı. Ancak Karlin, en büyük değişimin teknolojik alanda yaşandığını belirtiyor: Ukrayna, savaş alanında İHA kullanımını kitleselleştirerek hem keşif hem de vuruş görevlerinde etkinlik kazandı. Ayrıca, elektronik harp sistemleri Rus iletişimini ve GPS sinyallerini bozma kapasitesini artırdı.
Karlin'in gözlemlerine göre, Ukrayna ordusu artık daha esnek bir komuta yapısına sahip. Tabur ve tugay seviyesindeki karar alma süreçleri hızlandı, astsubayların yetki alanları genişletildi. Bu yapısal değişiklikler, daha hızlı tepki verilmesini sağlıyor. Bununla birlikte, personel yetersizliği ve cephane sıkıntısı hâlâ ciddi sorunlar olarak öne çıkıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Ukrayna'daki savaş, yalnızca iki ülke arasında değil, aynı zamanda NATO ve Batı ittifakı ile Rusya arasında bir vekalet savaşı niteliği taşıyor. Ukrayna ordusunun direnci, Batı'nın askeri yardım politikalarını yeniden şekillendiriyor. Avrupa ülkeleri, savunma harcamalarını artırma ve kendi stoklarını yenileme kararları alırken, ABD de 2024 yılı bütçesinde Ukrayna'ya ek paketler sunmayı planlıyor.
Öte yandan, Rusya'nın uzun süreli bir savaşa hazırlanması, küresel enerji ve gıda piyasalarında belirsizlik yaratıyor. Karadeniz tahıl koridoru anlaşmasının geleceği, gelişmekte olan ülkelerin gıda güvenliğini tehdit ediyor. Karlin, savaşın sonuçlanmasının yalnızca askeri değil, diplomatik çabalara da bağlı olduğunu hatırlatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna savaşında arabulucu rolü oynarken, Karadeniz'deki askeri dengeyi de yakından izliyor. Ukrayna ordusunun başarılı adaptasyonu, Türkiye'nin SİHA ve İHA teknolojisindeki ihracat potansiyelini artırabilir. Ayrıca, Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında Karadeniz'deki güç dengesi, Türkiye'nin güvenlik çıkarları açısından kritik önem taşıyor. Türkiye, hem Ukrayna'nın savunma sanayii iş birliği tekliflerini değerlendirmekte hem de Rusya ile enerji ticaretini sürdürmektedir. Savaşın uzaması, Türkiye'nin bölgesel ittifaklarını yeniden değerlendirmesine yol açabilir.