Uganda, Devlet Başkanı Yoweri Museveni'nin sert eleştirmeni olan sürgündeki Ugandalı blog yazarının iadesi konusunda Ankara'nın süregelen reddi nedeniyle Türkiye ile tüm askeri ve savunma işbirliğini askıya aldığını duyurdu. Karar, iki ülke arasında son yıllarda artan savunma işbirliğine ani bir darbe vurdu.
Gelişmenin Arka Planı
Uganda hükümeti, Türkiye'nin, Museveni'yi eleştiren yazıları nedeniyle Uganda'da aranan ve şu anda Türkiye'de sürgünde yaşayan blog yazarı Fredrick Kizza'yı iade etmeyi reddetmesi üzerine bu kararı aldı. Kizza, Uganda'da 'siber zorbalık' ve 'devlet başkanını aşağılama' suçlamalarıyla yargılanıyor. Uganda, Türkiye'den iade talebini birkaç kez yinelemesine rağmen Ankara'dan olumlu yanıt alamadı.
Uganda Savunma Bakanlığı yetkililerine göre, askıya alma kararı tüm ikili askeri eğitim programlarını, ortak tatbikatları ve savunma sanayi anlaşmalarını kapsıyor. Türkiye, son yıllarda Uganda'ya insansız hava araçları (İHA), zırhlı araçlar ve askeri eğitim desteği sağlıyordu. Uganda ordusu, özellikle terör örgütü El-Şebab'a karşı operasyonlarda Türk yapımı İHA'lardan faydalanıyordu.
Türk yetkililerden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak Ankara'nın, iade talebini siyasi gerekçelerle reddettiği ve Kizza'nın ifade özgürlüğü kapsamında korunduğunu savunduğu biliniyor. Uganda ise Türkiye'nin tutumunu 'dostane olmayan bir davranış' olarak nitelendiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Uganda, Doğu Afrika'da stratejik bir konumda bulunuyor ve Afrika Birliği'nin barış gücü operasyonlarında (AMISOM gibi) önemli rol oynuyor. Türkiye ise son on yılda Afrika'da etkinliğini artırmak için askeri üsler, eğitim programları ve savunma sanayi ihracatıyla bölgeye ağırlık veriyordu. Türkiye'nin Somali'deki askeri üssü ve Libya'daki askeri varlığı, Afrika Boynuzu'ndaki etkisini pekiştirmişti.
Uganda'nın kararı, Türkiye'nin Afrika'daki savunma diplomasisi açısından bir gerileme olarak yorumlanıyor. Ancak Türkiye'nin kıtadaki diğer müttefikleri (Somali, Libya, Nijer, Etiyopya) ile ilişkileri güçlü seyrediyor. Uganda ise geleneksel olarak Batı yanlısı bir çizgide olmasa da son dönemde Rusya ve Çin ile de yakınlaşmıştı. Bu karar, Uganda'nın dış politikada çok yönlü denge arayışının bir parçası olarak da okunabilir.
Uzmanlar, askıya alma kararının uzun sürmesi halinde Uganda'nın savunma kapasitesinde, özellikle istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) kabiliyetlerinde boşluk oluşabileceğini belirtiyor. Türkiye ise Afrika'daki savunma ihracat pazarında önemli bir müşterisini kaybetme riskiyle karşı karşıya. Ancak Ankara'nın, iade talebini geri çevirmesinin arkasında, sürgündeki muhaliflere yönelik uluslararası insan hakları baskıları ve kendi imajını koruma kaygısı da bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Uganda'nın askeri işbirliğini askıya alması, Türkiye'nin Afrika'daki savunma sanayi ihracatı ve askeri diplomasisi için bir sınav niteliğinde. Türkiye, son yıllarda Afrika'da etkinliğini artırırken Uganda gibi ülkelerle yapılan anlaşmalar, hem ekonomik hem de stratejik kazanç sağlıyordu. Ancak bu olay, Türkiye'nin insan hakları ve ifade özgürlüğü konusundaki tutumuyla ticari çıkarları arasında denge kurma zorluğunu gösteriyor. Türkiye'nin iade talebini reddetmesi, uluslararası alanda olumlu bir imaj çizse de, Afrika'daki müttefikleriyle ilişkilerinde çatlak yaratabilir. Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin diğer Afrika ülkeleriyle benzer krizler yaşamaması için diplomasi kanallarını aktif tutması gerekiyor.