Uganda'nın kuzeyindeki Gulu kentinde bir gazetecinin, devrik Orgeneral Muhoozi Kainerugaba hakkında soru sormasının ardından gözaltına alınması, ülkede basın özgürlüğünün geldiği noktayı gözler önüne serdi. Devlet Başkanı Yoweri Museveni'nin oğlu ve uzun süredir kara kuvvetleri komutanı olan Kainerugaba, geçtiğimiz ay yaptığı bir açıklamada, kendisini eleştiren gazetecilerin 'akıllarını başlarına almaları gerektiğini' söylemişti. Bu tehdit, Uganda'da muhalif seslerin sindirilmesi ve bağımsız medyanın susturulması yönünde artan bir eğilimin parçası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı: Bir varis adayının yükselişi
49 yaşındaki Kainerugaba, babasının 1986'dan bu yana süren iktidarında giderek daha ön plana çıkıyor. 2021'de kara kuvvetleri komutanlığına atanan Kainerugaba, kısa süre içinde sosyal medyada yaptığı tartışmalı açıklamalarla dikkat çekti. Geçen yıl Twitter hesabından yayımladığı bir dizi mesajda, Kenya'nın başkenti Nairobi'yi 'birkaç gün içinde' işgal edebileceğini söylemesi büyük tepki toplamış, Uganda ile Kenya arasında diplomatik krize yol açmıştı.
Kainerugaba, basına yönelik tehditlerinin yanı sıra muhalefet partilerine ve sivil toplum kuruluşlarına karşı da sert bir dil kullanıyor. Ülkede geçen yıl düzenlenen genel seçimlerin ardından muhalefet lideri Bobi Wine'in evine düzenlenen baskın ve gözaltına alınması, Kainerugaba'nın emriyle yapıldığı iddialarını gündeme getirmişti. Orgeneral, bu iddiaları reddetse de, Uganda'da demokratik kurumların giderek zayıfladığı ve ordunun siyasetteki rolünün arttığı yönündeki endişeleri artırmış durumda.
Bölgesel ve küresel boyut: Doğu Afrika'da dengeler değişiyor
Uganda, Doğu Afrika'nın en istikrarlı ülkelerinden biri olarak görülse de, Kainerugaba'nın yükselişi bölgesel dengeleri etkileyebilir. Uganda ordusu, Somali ve Güney Sudan gibi komşu ülkelerde barış gücü görevlerinde aktif rol oynuyor. Ancak Kainerugaba'nın tartışmalı çıkışları, Uganda'nın uluslararası itibarına zarar veriyor. ABD ve Avrupa Birliği, Uganda'da basın özgürlüğü ve insan hakları ihlallerini defalarca kınamış, ancak Museveni yönetimine yönelik somut yaptırımlar uygulamaktan kaçınmıştı.
Bölgedeki diğer ülkeler de gelişmeleri yakından izliyor. Kenya ve Tanzanya, Uganda'daki siyasi belirsizliğin bölgesel ticaret ve güvenlik işbirliğini olumsuz etkilemesinden endişe ediyor. Özellikle Kenya, Uganda ile olan sınır ticaretinin aksamasından ve iki ülke arasında olası bir gerilimden kaçınmak istiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika Boynuzu ve Doğu Afrika'da artan nüfuzuyla Uganda ile askeri ve ekonomik işbirliğini geliştiriyor. Ancak Kainerugaba'nın otoriter eğilimleri, Türkiye'nin bölgedeki dengeli politikasını zorlayabilir. Türkiye, Uganda'nın iç işlerine karışmamakla birlikte, basın özgürlüğü ve insan hakları ihlallerinin uluslararası toplumda yarattığı rahatsızlığı göz ardı edemez. Ayrıca Uganda'da istikrarsızlık, bölgedeki Türk yatırımlarını ve insani yardım projelerini etkileyebilir. Türkiye'nin, Uganda ile ilişkilerini sürdürürken, demokratik değerleri ve istikrarı teşvik eden bir tutum benimsemesi beklenir.