Uganda’da ordu, Devlet Başkanı Yoweri Museveni’nin oğlu ve ordu komutanı General Muhoozi Kainerugaba’nın emriyle iki bağımsız medya kuruluşunu kapattı. General Kainerugaba, operasyon öncesinde yaptığı açıklamada “özgür basına inanmadığını” söyledi. Askeri personel, medya ofislerine konuşlandırılarak yayın faaliyetlerine son verildi. Olay, Uganda’da ifade özgürlüğü ve basın bağımsızlığı konusundaki endişeleri yeniden alevlendirdi.
Kapatma Kararının Arka Planı
Uganda Silahlı Kuvvetleri Komutanı General Kainerugaba, Pazar günü sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, söz konusu medya kuruluşlarının “ulusal güvenliği tehdit ettiğini” öne sürdü. General, “Özgür basına inanmıyorum. Ülkemizin istikrarı için bu kuruluşlar kapatılmalıdır” ifadelerini kullandı. Açıklamanın ardından askeri birlikler, başkent Kampala’da bulunan Daily Monitor ve The Observer gazetelerinin ofislerine baskın düzenledi. Baskın sırasında çalışanların cep telefonlarına el konulduğu ve yayın ekipmanlarına el konulduğu bildirildi.
Daily Monitor, uzun yıllardır hükümeti eleştiren yayınlarıyla tanınıyor. Gazete daha önce de hükümet yetkililerinin baskısına maruz kalmış; 2019 yılında sansür uygulamasına karşı yasal mücadele vermişti. The Observer ise muhalif görüşlere yer vermesiyle bilinen bir haftalık yayın organı. Her iki gazete de Uganda’da bağımsız medyanın nadir örnekleri arasında gösteriliyor.
Bölgesel ve Küresel Tepkiler
Uluslararası basın örgütleri, Uganda’daki gelişmeyi kınadı. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), yaptığı yazılı açıklamada, “Uganda’da basın özgürlüğüne yönelik bu saldırı, ülkenin demokratik kredibilitesini zedeliyor” dedi. Afrika Birliği ve Birleşmiş Milletler’den de konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak bölgesel analistler, Uganda’nın Doğu Afrika’da giderek otoriterleşen bir yönetim modeli izlediğini belirtiyor. Devlet Başkanı Museveni, 1986’dan bu yana iktidarda ve oğlunu potansiyel halefi olarak konumlandırıyor. Kapatma kararı, ülkedeki siyasi baskıların arttığı bir dönemde geldi. Uganda’da geçen yıl yapılan seçimlerde muhalefet lideri Bobi Wine’ın ev hapsine alınması uluslararası tepki çekmişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Uganda’daki basın özgürlüğü ihlali, Türkiye’nin Doğu Afrika’daki ekonomik ve diplomatik çıkarları açısından dolaylı bir öneme sahip. Türkiye, son yıllarda Uganda ile ticaret ve savunma iş birliğini artırmış durumda. Ancak Türkiye’nin kendisi de benzer basın özgürlüğü eleştirileriyle karşı karşıya olduğu için, bu gelişme Ankara’nın bölgedeki otoriter eğilimlere yönelik tutumunu zorlaştırabilir. Ayrıca, Afrika Birliği içinde basın özgürlüğü konusunda artan hassasiyet, Türkiye’nin kıtayla olan ilişkilerinde yumuşak güç arayışlarını etkileyebilir. Öte yandan, Türk kamuoyunda da Uganda’daki bu gelişmenin benzer uygulamalarla karşılaştırılması olasıdır.