Rusya'nın iktidar partisi Birleşik Rusya, 28 Haziran 2024 Pazar günü yaptığı açıklamayla, Eylül ayında yapılması planlanan parlamento seçimleri için yaralı bir Ukrayna savaş gazisi, bir televizyon savaş muhabiri, ülkenin dışişleri bakanı Sergey Lavrov ve Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin'i ön sıralardaki adaylar arasına dahil etti. Bu hamle, Kremlin'in Ukrayna savaşını seçim sathına taşıma ve milliyetçi oyları konsolide etme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Parti listesinde yer alan isimler, Devlet Duması'ndaki sandalye dağılımını doğrudan etkileyecek olan federal parti listesinin ön sıralarında aday gösterildi.
Gelişmenin arka planı: Savaş propagandası seçim stratejisi
Birleşik Rusya'nın aday listesinde, Ukrayna'da yaralanan ve savaşın sembol isimlerinden biri haline gelen bir gazi ile cepheden haberler yapan bir televizyon muhabirinin bulunması, Kremlin'in savaş propagandasını seçim kampanyasının merkezine koyma niyetini gösteriyor. Uzmanlar, bu adımla iktidar partisinin, Ukrayna operasyonunu destekleyen milliyetçi tabanı harekete geçirmeyi ve muhalefetin savaş karşıtı söylemlerini bastırmayı hedeflediğini belirtiyor. Parti lideri ve eski Devlet Başkanı Dmitri Medvedev, listeyi açıklarken savaşın kahramanlarını onurlandırmak istediklerini söyledi.
Eylül 2024'te yapılacak seçimler, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşının ikinci yılını doldurduğu bir döneme denk geliyor. Savaşın başlamasından bu yana ilk kez yapılacak bu parlamento seçimleri, Kremlin'in halk nezdindeki desteğini ölçmesi açısından kritik öneme sahip. Bağımsız anket şirketi Levada Center'ın verilerine göre, Putin'in onay oranı hâlâ yüksek seyretse de, savaşın ekonomik etkileri ve can kayıpları nedeniyle toplumda bazı huzursuzluk sinyalleri bulunuyor. Bu nedenle iktidar partisinin seçim kampanyasının büyük ölçüde vatanseverlik ve milli birlik temalarına dayanması bekleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Lavrov ve Sobyanin'in rolü
Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un listede yer alması, Rusya'nın uluslararası kamuoyunda itibarını artırma çabası olarak yorumlanabilir. Lavrov, Batı yaptırımlarına rağmen küresel sahnede aktif rol oynamaya devam eden bir figür. Öte yandan, Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin'in adaylığı, büyükşehirlerdeki seçmenleri iktidar partisine çekme stratejisinin bir parçası. Sobyanin, pandemi yönetimi ve kentsel dönüşüm projeleriyle tanınıyor.
Seçimlerin uluslararası boyutuna bakıldığında, Batılı ülkeler Rusya'daki seçim sürecine şüpheyle yaklaşıyor. ABD ve AB, geçmişteki Rusya seçimlerinde usulsüzlükler yaşandığını ve muhalefetin susturulduğunu iddia ediyor. Özellikle savaş nedeniyle sıkılaştırılan sansür yasaları, muhalif adayların kampanya yapmasını zorlaştırıyor. Bu bağlamda Eylül seçimleri, Rusya'nın iç siyasi istikrarı ve Batı ile olan gerilimi açısından bir mihenk taşı olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'daki parlamento seçimleri, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir gelişme olmasa da, bölgesel dengeler açısından önem taşıyor. Ukrayna savaşında Türkiye'nin arabuluculuk rolü ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin uygulanması gibi konular, Rus siyasetindeki değişimlerden etkilenebilir. Ayrıca Rusya ile Türkiye arasındaki enerji ve ticaret ilişkileri, savaş sonrası yeni bir dengeye oturuyor. Eğer seçimler sonrası Rus hükümetinin savaş politikasında bir sertleşme olursa, Türkiye'nin Karadeniz'deki güvenlik çıkarları ve Suriye'deki iş birliği süreci olumsuz etkilenebilir.