ABD’nin Georgia eyaletinde bir Waffle House şubesinde yaşanan tuhaf olay, Amerikan kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. 63 yaşındaki John Brock, restoranın tuvaletinde oturduğu sırada klozet kapağının yerinden fırlayarak üzerine düştüğünü ve ağır yaralandığını iddia ediyor. Brock, Waffle House’a karşı açtığı tazminat davasında, üzerine düşen ağır kapağın kalçasında kalıcı hasar ve sinir sıkışmasına yol açtığını, bu nedenle günlük yaşamında büyük zorluklar çektiğini belirtiyor. Atlanta şehir merkezindeki şubede 2023 yılının Mayıs ayında meydana gelen olayın ardından, şirketin ihmalkar davrandığı iddiasıyla hukuki süreç başlatıldı. Davacı, bakımı düzenli yapılmayan tuvalet ekipmanının kullanıcı güvenliğini tehdit ettiğini savunuyor.
Waffle House'un savunması: 'Yanlış kullanım söz konusu'
Ancak Waffle House’un avukatları, olayı farklı bir perspektiften yorumluyor. Şirketin mahkemeye sunduğu savunma dilekçesinde, John Brock’un ‘klozete uygun olmayan bir şekilde oturduğu veya normal bir klozet kapağı için uygun olmayan bir davranış sergilediği’ ileri sürülüyor. Zincir restoran, tuvalet kapağının standart kullanımda herhangi bir tehlike arz etmediğini, Brock’un kapağın üzerine çıktığını veya dengesiz bir pozisyonda oturduğunu iddia ediyor. Savunma metninde, ‘Brock’un kendi ihmali ve dikkatsizliği, yaralanmanın başlıca nedenidir’ ifadesine yer veriliyor. Bu argüman, hukuk çevrelerinde ‘kullanıcı hatası’ savunması olarak bilinen ve işletmelerin sıkça başvurduğu bir taktiği yansıtıyor. Olayın hemen ardından Waffle House yetkilileri, söz konusu şubeyi geçici olarak kapatmış ve ‘iç teftiş’ başlattıklarını duyurmuştu. Ancak teftiş sonuçları henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.
John Brock’un avukatları ise bu savunmayı ‘rezil ve mantıksız’ olarak nitelendiriyor. Brock’un temsilcisi, yaptığı açıklamada, ‘Müvekkilim normal bir şekilde tuvaleti kullanırken, bakımsız ve arızalı bir kapağın üzerine düşmesi sonucu yaralandı. Bu, tamamen Waffle House’un tesis bakımındaki ihmalinin sonucudur’ dedi. Dava dosyasında, tuvalet kapağının montajında kullanılan vidaların paslanmış ve gevşemiş olduğu, bu nedenle kapağın en ufak bir harekette yerinden fırladığı iddia ediliyor. Ayrıca, şubenin daha önce de benzer şikayetler aldığı ancak Waffle House yönetiminin gerekli onarımları yapmadığı öne sürülüyor.
Küresel boyut: İşletme sorumluluğu ve tüketici güvenliği
Waffle House davası, aslında ABD’de uzun süredir devam eden bir tartışmanın yeni bir halkası: İşletmeler, müşteri güvenliğini sağlamak için ne kadar sorumlu? Amerikan hukuk sistemi, kamusal alanlarda (restoran, alışveriş merkezi, otel gibi) meydana gelen kazalarda işletme sahiplerini genellikle ‘makul özen’ yükümlülüğüne tabi tutuyor. Yani bir işletme, tesislerindeki potansiyel tehlikeleri öngörüp gidermekle yükümlü. Eğer bunu yapmazsa ve bir müşteri yaralanırsa, tazminat ödemek zorunda kalabiliyor. Bu dava da tam olarak bu noktaya odaklanmış durumda: Waffle House, tuvalet kapağının gevşek olduğunu bilmiyor muydu veya bilip de onarmadı mı? Mahkeme sürecinde, şirketin bakım kayıtları ve daha önceki şikayetler delil olarak sunulacak.
Benzer davalar, özellikle fast food devlerine karşı açılan tazminat davaları, ABD’de sıkça görülüyor. 2022’de McDonald’s, sıcak kahvenin kucağına dökülmesi sonucu yanık geçiren bir müşteriye 2,7 milyon dolar tazminat ödemek zorunda kalmıştı. Bu tür davalar, tüketici hakları savunucuları tarafından işletmeleri daha dikkatli olmaya zorlayan önemli mekanizmalar olarak görülüyor. Ancak bazı hukukçular, aşırı tazminat taleplerinin küçük işletmeleri iflasa sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’de benzer bir işletme sorumluluğu tartışması, daha çok iş kazaları ve otel güvenliği bağlamında gündeme geliyor. Ancak Türk tüketici hukuku, ABD’deki kadar güçlü tazminat mekanizmaları sunmuyor. Yine de bu dava, küresel bir marka olan Waffle House’un itibarına gelebilecek zarar nedeniyle Türk fast food sektöründe de güvenlik standartlarının gözden geçirilmesine yol açabilir. Özellikle Türkiye’de faaliyet gösteren uluslararası restoran zincirleri, benzer ihmallerle karşılaşmamak için bakım prosedürlerini sıkılaştırabilir. Öte yandan, dava sonucu verilecek karar, Türkiye’de de tüketici hakları dernekleri tarafından emsal olarak gösterilebilir. Bu nedenle gelişme, sadece Amerika’yı değil, küresel tüketici güvenliği normlarını da etkileme potansiyeli taşıyor.