Türkiye, Somali federal hükümeti ile eyaletler arasındaki siyasi gerilimi azaltmak amacıyla Ankara'da bir dizi görüşmeye ev sahipliği yaparken, Somali'nin yarı özerk bölgeleri Puntland ve Jubaland'ın görüşmelere katılmayı reddettiği bildirildi. Bu gelişme, Ankara'nın Somali'deki federal kurumlara desteğini artırma çabalarını zora sokarken, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki nüfuzunu test ediyor. Görüşmeler, Somali federal hükümeti ile eyaletler arasında 2024 yılında yapılması planlanan seçimlerin usulü ve güç paylaşımı konularındaki anlaşmazlıkları çözmeyi hedefliyordu.
Ankara'da başlayan diyalog süreci
Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşen görüşmelere Somali federal hükümeti heyeti katılırken, Puntland ve Jubaland yönetimleri kendilerine danışılmadığı gerekçesiyle daveti geri çevirdi. Puntland yetkilileri, Ankara'nın arabuluculuk çabalarını takdir etmekle birlikte, federal hükümetin tek taraflı adımları nedeniyle güven ortamının oluşmadığını belirtti. Jubaland ise Kenya ile olan sınır anlaşmazlığı ve federal hükümetin bu konudaki tutumu nedeniyle görüşmelere katılmadı. Görüşmelere katılan eyaletler arasında ise Güneybatı, Hirshabelle ve Galmudug yer alıyor.
Türkiye'nin Somali politikası uzun yıllara dayanıyor. Ankara, Mogadişu yönetimine askeri eğitim, kalkınma yardımı ve altyapı projeleriyle destek veriyor. Özellikle 2011'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Somali ziyareti, Türkiye'nin bölgedeki etkinliğini artırmıştı. Ancak son yıllarda federal eyaletler ile merkezi hükümet arasındaki gerilim, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü zorlaştırıyor. Puntland, federal hükümetin anayasa değişikliği ve seçim yasası konusundaki tek taraflı kararlarını eleştiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Somalis'deki siyasi kriz, sadece iç dinamiklerle sınırlı değil. Bölgesel aktörler Etiyopya, Kenya ve Mısır da Somali'deki gelişmeleri yakından izliyor. Özellikle Mısır'ın Somali'de askeri üs kurma arayışı, Türkiye'nin nüfuzuna rakip olarak görülüyor. Ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri, Puntland ve Somaliland ile yakın ilişkiler kurarak Mogadişu'ya alternatif bir kanal oluşturuyor. Bu durum, Somali'deki güç mücadelesini daha karmaşık hale getiriyor. Küresel olarak ABD ve Çin de Somali'de varlık gösteriyor; ABD terörle mücadele kapsamında, Çin ise ticari çıkarları doğrultusunda bölgeye ilgi gösteriyor.
Somali federal hükümetinin eyaletler üzerindeki otoritesi, 2024 seçimleri öncesinde kritik önem taşıyor. Puntland ve Jubaland'ın görüşmelere katılmaması, seçim sürecinin gecikebileceğine işaret ediyor. Türkiye'nin çabalarına rağmen, federal yapının zayıflığı Ankara'nın etkisini sınırlıyor. Ancak Türkiye, askeri üsler ve kalkınma projeleriyle Somali'de uzun vadeli bir çıkar ilişkisi kurmuş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin Somali'deki arabuluculuk girişimi, Ankara'nın Afrika Boynuzu'ndaki stratejik nüfuzunu pekiştirme çabasının bir parçasıdır. Ancak Puntland ve Jubaland'ın görüşmelere katılmaması, Türkiye'nin bölgesel aktörlerle ilişkilerini yeniden gözden geçirmesini gerektirebilir. Türkiye, Somali federal hükümetiyle olan yakın bağlarına rağmen, eyalet yönetimleriyle de diyalog kurmak zorunda kalabilir. Bu durum, Türkiye'nin bölgedeki askeri ve ekonomik çıkarlarını koruma stratejisini etkileyebilir. Somali'nin istikrarsızlığı, Türkiye'nin Kızıldeniz ticaret yollarındaki güvenlik kaygılarını da artırmaktadır. Ankara'nın bu krizi yönetme becerisi, Afrika'daki genel nüfuzu açısından belirleyici olacaktır.