Türkiye, Irak'ın kuzeyindeki Başika askeri üssünün kontrolünü aşamalı olarak Bağdat'a devredecek. Ankara ve Bağdat yönetimlerinin Çarşamba günü yaptığı ortak açıklamaya göre, bu adım Irak devletinin otoritesini güçlendirmeyi ve iki komşu ülke arasında uzun süredir devam eden gerilimi hafifletmeyi hedefliyor. Başika üssü, Musul'un kuzeydoğusunda, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi sınırları içinde yer alıyor ve 2015 yılından bu yana Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından IŞİD'e karşı mücadelede eğitim ve lojistik destek amacıyla kullanılıyordu. Devir işleminin ne zaman başlayacağı ve ne kadar süreceği henüz netleşmedi, ancak görüşmelerin olumlu ilerlediği belirtiliyor.
Başika Üssü: Stratejik Konum ve Tarihçesi
Başika üssü, Irak'ın ikinci büyük şehri Musul'a yaklaşık 120 kilometre mesafede, stratejik bir noktada bulunuyor. Türkiye, 2014 yılında IŞİD'in Musul'u ele geçirmesinin ardından bölgede askeri varlık tesis etmeye başlamıştı. Resmi olarak "eğitim ve danışmanlık" amacı taşıyan üs, zamanla Türkiye'nin Irak'ın kuzeyindeki en önemli askeri üslerinden biri haline geldi. Üste yaklaşık 500 ila 2.000 arasında Türk askeri personelinin konuşlandırıldığı tahmin ediliyor. Irak hükümeti, defalarca üssün varlığını protesto etmiş ve Türk askerlerinin Irak topraklarından çekilmesini talep etmişti. 2015 yılında Bağdat, konuyu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne taşımış, ancak Türkiye üssün IŞİD ile mücadele için gerekli olduğunu savunmuştu. Özellikle 2017'de Irak merkezi hükümetinin Kerkük'e askeri müdahalesi sırasında tansiyon daha da yükselmişti.
Devir Süreci ve Diplomatik Arka Plan
İki ülke arasındaki ilişkiler, son yıllarda karşılıklı ziyaretler ve diyalog kanallarının açılmasıyla normalleşme sürecine girmişti. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Irak Başbakanı Muhammed Şii Sudani, Nisan 2024'te Bağdat'ta bir araya gelmiş ve güvenlik, enerji ve su konularında işbirliği anlaşmaları imzalamıştı. Bu görüşmelerde Başika üssünün geleceği de masaya yatırılmıştı. Edinilen bilgilere göre, devir süreci kademeli olacak ve Türkiye, Irak güvenlik güçlerinin üssü tam olarak devralabileceği kapasiteye ulaşmasını bekleyecek. Ayrıca, PKK'nın bölgedeki varlığına karşı ortak mücadele konusunda da mutabakat sağlandığı ifade ediliyor. Irak Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Bu adım, Irak'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü güçlendirecek, aynı zamanda iki ülke arasındaki güveni artıracaktır" denildi. Türk yetkililer ise devrin, Türkiye'nin Irak'tan çekilmesi anlamına gelmediğini, aksine işbirliğinin yeni bir aşamaya geçtiğini vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Başika üssünün devri, sadece Türkiye-Irak ilişkileri açısından değil, bölgesel dengeler açısından da önemli sonuçlar doğurabilir. Irak'ta İran'ın etkisi giderek artarken, ABD'nin Irak'taki askeri varlığını azaltma eğilimi göz önüne alındığında, Türkiye'nin böyle bir adım atması, Bağdat'ın egemenlik vurgusunu güçlendiriyor. Öte yandan, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) bu gelişmeyi temkinli karşılıyor; zira Başika üssü, Erbil ile Bağdat arasındaki güç dengesinde önemli bir unsurdu. IKBY yetkilileri, devir sürecinin kendileriyle koordineli yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. Uluslararası kamuoyu ise, bu adımı Ortadoğu'da gerilimin azalması yönünde olumlu bir adım olarak değerlendiriyor. NATO da, Türkiye'nin Irak'taki rolünün ittifak çıkarlarıyla uyumlu olduğunu ve devrin ittifak içi istişarelerle yürütüldüğünü açıkladı. Uzmanlar, bu hamlenin Türkiye'nin bölgedeki yumuşak gücünü artırabileceğini, ancak PKK ile mücadelede koordinasyonun sekteye uğramaması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin Başika üssünü Bağdat'a devretmesi, Ankara'nın Irak politikasında önemli bir dönüm noktasıdır. Uzun süredir Irak merkezi hükümetiyle yaşanan gerilimi azaltarak, Türkiye'nin bölgedeki diplomatik manevra alanını genişletebilir. Ayrıca, PKK ile mücadelede Irak güvenlik güçleriyle daha sıkı işbirliği kapılarını aralayabilir. Ekonomik açıdan, Irak'ın kuzeyiyle ticaret ve enerji projelerinde (özellikle Kerkük-Ceyhan boru hattı) istikrar sağlanabilir. Ancak, üssün devri sonrası bölgede oluşabilecek güç boşluğu, İran veya Rusya gibi aktörlerin etkisini artırmasına yol açabilir. Bu nedenle, devir sürecinin dikkatli yönetilmesi ve Türkiye'nin Irak'taki askeri varlığının tamamen sona ermemesi kritik önem taşıyor.