Türkiye ile Ermenistan arasında 1993'ten bu yana kapalı olan kara sınırının açılmasına yönelik son diplomatik temaslar, iki ülke arasındaki ilişkilerde tarihi bir dönüm noktasına işaret ediyor. Ankara ve Erivan, yıllardır süren gerginliğin ardından ekonomik iş birliği ve bölgesel istikrar adına somut adımlar atmaya hazırlanıyor. Bu gelişme, özellikle son dönemde Kafkasya'da ivme kazanan normalleşme sürecinin en somut göstergesi olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, iki ülke arasındaki ilişkilerin düzelmesinin bölgesel ticareti canlandırmasının yanı sıra, enerji koridorları ve ulaşım ağları açısından da stratejik fırsatlar sunacağını vurguluyor.
Normalleşme sürecinin arka planı
Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınır, 1993 yılında Karabağ Savaşı sırasında Türkiye'nin Ermenistan'a uyguladığı ambargo nedeniyle kapatılmıştı. O tarihten bu yana iki ülke arasında resmi diplomatik ilişki bulunmuyor. Ancak 2021 yılında başlayan normalleşme süreci, özel temsilciler atanması ve doğrudan müzakerelerle yeni bir safhaya girdi. Son olarak, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan'ın Brüksel ve New York'taki temasları, sınır kapısının açılması için bir yol haritası üzerinde mutabakata varıldığını gösteriyor. Görüşmelerde, özellikle üçüncü ülke vatandaşlarının geçişine izin verilmesi ve tırların doğrudan transit geçiş yapabilmesi gibi konuların ele alındığı belirtiliyor. Bu adım, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artmasının yanı sıra, bölgede Rusya, İran ve Azerbaycan'ın da dahil olduğu daha geniş bir ekonomik entegrasyonun da önünü açabilir.
Bölgesel ve küresel boyut
Türkiye-Ermenistan sınırının açılması, sadece ikili ilişkileri değil, tüm Güney Kafkasya'nın jeopolitik dengelerini etkileyecek bir potansiyele sahip. Özellikle 2020 Karabağ Savaşı sonrası Azerbaycan'ın topraklarını geri almasıyla birlikte bölgede yeni bir iş birliği zemini oluştu. Rusya'nın Ukrayna savaşı nedeniyle bölgedeki etkisinin azalması, Türkiye'yi bir arabulucu olarak öne çıkarırken, Batılı ülkeler de enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi bağlamında bu normalleşmeyi destekliyor. ABD ve AB yetkilileri, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin düzelmesinin bölgesel istikrara katkı sağlayacağını ifade ediyor. Ayrıca, İran'ın alternatif ticaret yolları arayışı ve Çin'in Kuşak ve Yol Projesi kapsamında Kafkasya'ya yaptığı yatırımlar da bu süreci tetikleyen faktörler arasında. Sınırın açılması halinde, İran, Azerbaycan ve Rusya'ya ek olarak Ermenistan üzerinden Türkiye'ye ulaşan yeni bir lojistik koridorun oluşması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan sınırının açılması, Türkiye'nin Kafkasya'da artan diplomatik ağırlığını pekiştirecek ve bölgesel ticaret hacmini önemli ölçüde artıracak bir adımdır. Türkiye, bu hamleyle hem enerji koridorlarında daha merkezi bir rol üstlenebilir hem de Azerbaycan'la ilişkilerine zarar vermeden Ermenistan'la yeni bir denge kurabilir. Öte yandan, bu sürecin 1915 olaylarına ilişkin uluslararası baskıları hafifletmesi de bekleniyor. Ancak, İran ve Rusya'nın bölgedeki stratejik çıkarları ve Azerbaycan'ın tepkisi, normalleşmenin hızını ve kapsamını belirleyecek temel faktörler olacak.