İngiltere geçen yıl 139 bin ton plastik atığı Türkiye'ye ihraç etti. Bu atıkların büyük bir kısmı, Adana'nın yoksul mahallelerinde ve küçük çiftliklerde birikerek ciddi çevre ve sağlık sorunlarına yol açıyor. Yerel halk, atıkların neden olduğu mikroplastik kirliliği ve zehirli dumanlar karşısında çaresiz; "Kimse umursamıyor" diyor.
Atıkların Adana'daki etkisi
İngiltere'nin plastik atıklarının büyük bir kısmı, Adana'nın Çukurova bölgesindeki geri dönüşüm tesislerine gönderiliyor. Ancak bu tesisler, atıkların tamamını işleyemiyor. Geri kalan atıklar, çevredeki tarım arazilerine ve dere yataklarına dökülüyor. Küçük çiftçiler, tarlalarında plastik parçaları bulduklarını ve bu durumun toprağın verimini düşürdüğünü belirtiyor.
Adana'nın yoksul mahallelerinde de durum farklı değil. Atıklar, sokaklarda ve boş arazilerde yığınlar halinde birikiyor. Yağmur yağdığında bu atıklar nehirler yoluyla denize ulaşıyor ve deniz kirliliğine katkıda bulunuyor. Bölgede yaşayanlar, atıkların yanması sonucu oluşan zehirli dumanların solunum yolu hastalıklarına neden olduğunu ifade ediyor.
Küresel atık ticareti ve Türkiye'nin rolü
Türkiye, son yıllarda Avrupa Birliği ülkelerinin plastik atıkları için önemli bir varış noktası haline geldi. Çin'in 2018'de plastik atık ithalatını yasaklamasının ardından, birçok gelişmiş ülke atıklarını Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere göndermeye başladı. Bu durum, Türkiye'nin çevre yükünü artırırken, geri dönüşüm sektörünün de denetimsiz büyümesine neden oldu.
İngiltere Çevre Ajansı'nın verilerine göre, Türkiye'ye ihraç edilen plastik atıkların önemli bir kısmı geri dönüştürülmüyor. Raporlar, bu atıkların sadece bir kısmının işlendiğini, geri kalanının ise çevreye atıldığını ortaya koyuyor. İklim aktivistleri, gelişmiş ülkelerin kendi atıklarını başka ülkelere ihraç ederek aslında "atık kolonyalizmi" yaptığını savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu durum, Türkiye'nin çevre politikaları ve dış ticaret ilişkileri açısından önemli bir sınamadır. Türkiye, Avrupa Birliği ile olan ticaret anlaşmalarında atık ithalatı konusunda daha sıkı düzenlemeler talep etmeli ve kendi geri dönüşüm altyapısını güçlendirmelidir. Aksi takdirde, çevresel yükün yanı sıra uluslararası itibarı da zarar görebilir. Türkiye'nin bu atıkları reddetme ya da geri dönüşümü zorunlu kılma yönünde adımlar atması, hem çevre hem de kamu sağlığı için kritik önem taşımaktadır.