Tunus'ta devrik lider Zeynel Abidin Bin Ali sonrası ülkenin demokratik geçiş sürecine damgasını vuran İslamcı Ennahda Partisi'nin lideri Raşid Gannuşi'nin kızı, babasının cezaevinde rahatsızlanmasının ardından aile üyelerine herhangi bir bilgi verilmediğini açıkladı. Gannuşi'nin hapishanede yığılması üzerine kaldırıldığı hastanede tedavi altına alındığı öğrenilirken, kızı Ensar Gannuşi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda yetkililerin aileyi süreç hakkında bilgilendirmediğini ve durumun belirsizliğini koruduğunu belirtti. Bu gelişme, Tunus'ta Cumhurbaşkanı Kays Said'in 2021'deki yetki gaspı sonrası yaşanan siyasi krizi daha da derinleştirirken, muhalefet üzerindeki baskıların arttığı bir dönemde Gannuşi'nin sağlık durumu, ülke gündeminin en önemli maddelerinden biri haline geldi.
Gannuşi'nin gözaltı süreci ve sağlık durumu
84 yaşındaki Raşid Gannuşi, 17 Nisan 2023 tarihinde 'terör finansmanı' suçlamasıyla gözaltına alınmış, iki ay sonra ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Ancak Tunus'ta şubat ayında gerçekleşen yerel seçimlerin ardından muhalefete yönelik baskılar yeniden yoğunlaşmış, aralarında Gannuşi'nin de bulunduğu birçok muhalif isim yeniden tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Gannuşi, geçtiğimiz günlerde kaldığı cezaevinde aniden rahatsızlanarak yere yığıldı. Cezaevi yetkilileri tarafından hemen hastaneye kaldırılan Gannuşi'nin sağlık durumuna ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
Ancak kızı Ensar Gannuşi'nin açıklamaları, ailenin babasının durumu hakkında bilgilendirilmediğini ortaya koydu. Ensar Gannuşi, "Babamızın cezaevinde rahatsızlanmasının ardından nereye kaldırıldığı, ne durumda olduğu konusunda aile olarak hiçbir bilgiye sahip değiliz. Yetkililer bizi bilgilendirmiyor, bu durum belirsizliğini koruyor" ifadelerini kullandı. Aile avukatlarının da hastaneye alınmadığı, Gannuşi'nin avukatlarıyla görüşmesine dahi izin verilmediği aktarılıyor.
Gannuşi, Tunus'un devrik diktatörü Zeynel Abidin Bin Ali'nin 2011'de devrilmesinin ardından ülkenin demokratik geçiş sürecinde önemli bir rol oynamış, 2011-2013 yılları arasında Ennahda'nın koalisyon ortağı olduğu hükümetlerde etkili olmuştu. Ancak 2021 yılında Cumhurbaşkanı Kays Said'in olağanüstü yetkilerle yönetimi ele alması, meclisi feshetmesi ve anayasa değişikliğine gitmesiyle birlikte ülkede derin bir siyasi kriz yaşanıyor. Said, 2011 sonrası dönemi 'karanlık bir dönem' olarak nitelendirirken, Gannuşi'yi ülkenin istikrarını bozmakla suçluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Gannuşi'nin gözaltına alınması ve sağlık durumunun gizliliği, sadece Tunus iç siyasetini değil, aynı zamanda bölgesel ve uluslararası dengeleri de yakından ilgilendiriyor. Ennahda Partisi, Kuzey Afrika ve Orta Doğu'da Arap Baharı sonrası iktidara gelen İslamcı hareketlerin en önemlilerinden biri olarak kabul ediliyor. Gannuşi'nin gözaltına alınması, bölgedeki İslamcı hareketler üzerinde de baskı oluşturması açısından önem taşıyor.
Uluslararası insan hakları örgütleri, Gannuşi'nin sağlık durumunun takip edilmesi gerektiğini vurgularken, Batılı ülkeler de Tunus makamlarına ifade özgürlüğü ve siyasi çoğulculuğa saygı çağrısında bulunuyor. Öte yandan, bazı uluslararası gözlemciler, Gannuşi'nin ölümü halinde ülkede yeni bir kaos dalgasının yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Tunus, mali açıdan zor günler geçirirken, siyasi istikrarsızlığın ülkeyi daha da derin bir krize sürükleyebileceği endişesi hakim.
Gannuşi'ye yönelik tutum, aynı zamanda Türkiye'nin bölgedeki politikalarıyla da doğrudan ilişkili. Türkiye, Arap Baharı sürecinde Tunus'taki demokratik geçişi desteklemiş, Gannuşi liderliğindeki Ennahda Partisi ile yakın ilişkiler kurmuştu. Ancak son dönemde Türkiye'nin Tunus ile ilişkileri, Kays Said yönetimiyle normalleşme çabaları çerçevesinde yeniden şekilleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tunus'taki bu gelişme, Türkiye'nin bölgesel politikaları açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, uzun yıllardır Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da demokratik geçiş süreçlerini destekleyen bir ülke olarak öne çıkıyor. Gannuşi'nin gözaltına alınması ve sağlık durumunun belirsizliği, Ankara'nın bölgedeki demokrasi vurgusunu zayıflatabilir. Öte yandan, Türkiye'nin Tunus ile ticari ve askeri iş birliği, Kays Said yönetimiyle devam ediyor. Ankara'nın bu dengeli politikayı sürdürmesi, hem Tunus'taki muhalefetle hem de yönetimle ilişkilerini koruması açısından kritik önem taşıyor. Gannuşi'nin sağlık durumu, bölgedeki siyasi istikrarın bir göstergesi olarak izlenirken, Türkiye'nin bölgedeki diplomatik etkinliğini pekiştirmesi açısından da önemli bir fırsat sunuyor.