Rusya'nın Ukrayna'nın doğusundaki Donbas bölgesinin tamamını ele geçirme hedefi doğrultusunda, Kramatorsk ve Slovyansk kentleri yoğun topçu ve füze saldırıları altında. Ukraynalı yetkililer, bu iki kentin Rus kara saldırılarının ana odağı haline geldiğini belirterek sivil halkı bölgeden tahliye edilmeleri konusunda uyarıyor. Donbas'ta Rusya yanlısı ayrılıkçıların kontrolündeki bölgelerin dışında kalan son büyük Ukrayna kontrolündeki şehirler olan Kramatorsk ve Slovyansk, stratejik öneme sahip.
Gelişmenin Arka Planı
Rusya, 24 Şubat'ta başlattığı işgalin ilk aşamasında başkent Kiev'i ele geçirmeye çalışmış ancak başarısız olmuştu. Askeri hedeflerini doğuya kaydıran Rus güçleri, nisan ayından bu yana Donbas bölgesine yoğunlaşmış durumda. Mariupol'un düşmesi ve Severodonetsk ile Lysychansk'ın Rus kontrolüne geçmesinin ardından, Kramatorsk ve Slovyansk Ukrayna'nın elindeki son önemli direniş noktaları olarak öne çıkıyor.
Kramatorsk, Donetsk Oblastı'nın geçici idari merkezi konumunda. Slovyansk ise Kramatorsk'ın kuzeyinde yer alıyor ve her iki şehir de Rusya'nın hedeflediği "Donbas'ın tamamını alma" planının kilidi niteliğinde. Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, "Donbas operasyonunun planlandığı gibi ilerlediğini" söylemişti.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, günlük video mesajında, "Doğuda çok zor bir durumla karşı karşıyayız. Rus ordusu tüm gücünü Donbas'ı ele geçirmeye harcıyor" ifadelerini kullandı. Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı, Rus kuvvetlerinin Kramatorsk yönünde taarruz operasyonları düzenlediğini ve Slovyansk'a yönelik topçu ateşinin arttığını bildirdi.
Bölgedeki sivil altyapı da ağır hasar görüyor. Kramatorsk'ta elektrik, su ve doğalgaz hatları büyük ölçüde kesilmiş durumda. Yetkililer, son bir hafta içinde binlerce sivilin trenlerle batıya tahliye edildiğini açıkladı. Ukrayna Demiryolları, tahliye seferlerinin devam ettiğini ancak Rus saldırıları nedeniyle zaman zaman aksadığını duyurdu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Donbas'taki bu son saldırı dalgası, Rusya'nın savaş hedeflerinden vazgeçmediğini gösteriyor. Batılı istihbarat kaynaklarına göre, Rusya bölgeye yeni takviye birlikler sevk ediyor ve cephe hattını genişletmeye çalışıyor. Ukrayna ise Batı'dan aldığı uzun menzilli silahlarla karşı saldırılar düzenleyerek Rus lojistik hatlarını vurmayı hedefliyor.
NATO ve AB yetkilileri, Rusya'nın Donbas'ta kazanacağı her başarının savaşın seyrini değiştirebileceğini ancak Ukrayna'nın direncinin kırılmadığını vurguluyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, savaşın başından bu yana binlerce sivil hayatını kaybetti ve milyonlarca kişi yerinden edildi.
Kramatorsk ve Slovyansk'ın düşmesi halinde Rusya, Donetsk ve Luhansk bölgelerinin tamamında kontrol sağlayacak ve muhtemelen bu bölgeleri ilhak etme yolunda adım atacak. Bu durum, Ukrayna'nın toprak bütünlüğü açısından ağır bir darbe olacak ve Batı'nın yaptırım politikalarını daha da sertleştirmesine yol açabilir.
Öte yandan, savaşın enerji ve gıda fiyatları üzerindeki etkisi küresel ekonomiyi sarsmaya devam ediyor. Tahıl koridoru anlaşmasına rağmen, Ukrayna limanlarından tahıl sevkiyatı sınırlı düzeyde gerçekleşiyor. Rusya'nın Donbas'taki ilerleyişi, küresel piyasalarda jeopolitik risk primini yükseltiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşta denge politikası izleyerek her iki tarafla diyaloğunu sürdürüyor. Donbas'taki gelişmeler, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını ve tahıl koridoru gibi kritik anlaşmalardaki rolünü doğrudan etkiliyor. Kramatorsk ve Slovyansk'ın düşmesi, savaşın uzayacağı ve müzakerelerin zorlaşacağı anlamına gelir; bu da Türkiye'nin enerji ve tahıl tedarik güvenliği açısından riskleri artırır. Ayrıca, Karadeniz'de istikrarın bozulması Türkiye'nin bölgesel güvenlik hesaplarını olumsuz etkiler. Türkiye'nin Montrö Sözleşmesi'ni titizlikle uygulaması ve taraflar arasında dengeyi koruma çabası, bu tür gelişmeler karşısında daha da önem kazanıyor.