İran ile ABD arasında patlak veren savaşın tetiklediği benzin fiyatlarındaki rekor yükseliş, Amerikan tüketici güvenini mayıs ayının ilk yarısında tarihin en düşük seviyesine çekti. Michigan Üniversitesi tarafından açıklanan Tüketici Güven Endeksi, nisan ayındaki 77,2 puandan mayıs başında 67,4 puana gerileyerek 2022 Haziran ayındaki dip seviyeyi de aştı. Endeksteki bu sert düşüş, ekonomistlerin beklentilerinin oldukça üzerinde gerçekleşti. Ankete katılanların yüzde 80'i, İran savaşının kişisel finansman durumlarına olumsuz yansıdığını belirtti. Tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi ise yüzde 3,2'den yüzde 4,1'e fırlayarak son dört ayın en yüksek seviyesine ulaştı.
Benzin Fiyatlarındaki Artış Tüketiciyi Nasıl Etkiledi?
İran savaşının başlamasıyla birlikte petrol fiyatları varil başına 120 doların üzerine çıkarken, ABD genelinde benzinin litre fiyatı ortalama 1,5 dolara yükseldi. Bu artış, özellikle düşük ve orta gelirli ailelerin bütçesini ciddi şekilde zorladı. Michigan Üniversitesi Tüketici Anketi direktörü Joanne Hsu, 'Tüketiciler savaşın ekonomik etkilerini hemen hissetmeye başladı. Benzin fiyatlarındaki ani yükseliş, harcama gücünü doğrudan azalttı ve geleceğe yönelik beklentileri kararttı' dedi. Anket, tüketicilerin yarısından fazlasının savaş nedeniyle büyük alışverişlerini ertelediğini ortaya koydu. Otomobil, beyaz eşya ve tatil harcamalarında belirgin bir yavaşlama gözlemleniyor. Perakendeciler, mayıs ayı satışlarının beklenenin yüzde 15 altında kalabileceği uyarısında bulundu.
Ekonomistler, tüketici güvenindeki bu çöküşün resesyon sinyali olabileceği konusunda uyarıyor. Goldman Sachs, ABD ekonomisinin önümüzdeki 12 ay içinde resesyona girme olasılığını yüzde 35'ten yüzde 45'e yükseltti. Yatırım bankası, İran savaşının küresel tedarik zincirlerinde yarattığı aksaklıkların enflasyonu daha da körükleyebileceğini belirtiyor. Özellikle enerji yoğun sektörlerde üretim maliyetlerinin arttığı, bunun da fiyatlara yansıdığı ifade ediliyor.
Küresel Ekonomik Görünüm ve Riskler
İran savaşı, yalnızca ABD ekonomisini değil, küresel ekonomiyi de tehdit ediyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, Avrupa ve Asya'da da enflasyon baskılarını artırdı. Avrupa Merkez Bankası, enerji maliyetlerindeki artışın büyümeyi yavaşlatabileceği uyarısında bulundu. Japonya ve Güney Kore gibi enerji ithalatçısı ülkelerde ticaret açıkları genişliyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), İran savaşının küresel büyüme üzerindeki etkisini değerlendirmek üzere acil toplantı çağrısı yaptı. Öte yandan, Körfez ülkeleri petrol arzını artırma sözü verse de, bu artışın talebi karşılamaya yetmeyeceği belirtiliyor. Uzmanlar, çatışmaların sürmesi halinde petrol fiyatlarının varil başına 150 dolara kadar çıkabileceğini öngörüyor. Bu durum, küresel ekonomide stagflasyon riskini beraberinde getiriyor: hem büyüme yavaşlıyor hem de enflasyon yükseliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal ettiği için İran savaşının küresel petrol fiyatlarına etkisi doğrudan hissedilecektir. Brent petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artış, Türkiye'nin cari açığını yıllık yaklaşık 5 milyar dolar artırıyor. Benzin ve motorin fiyatlarına yansıyan bu artış, enflasyonu yeniden yükseltebilir ve TCMB'nin faiz indirim beklentilerini zorlaştırabilir. Ayrıca, İran ile ticaret hacmimiz savaş nedeniyle daralabilir; 2024 yılında 10 milyar doları aşan ikili ticaret, yaptırım ve çatışma riski altında. Türkiye'nin enerji arz güvenliği için alternatif kaynaklara yönelmesi ve olası bir krize karşı mali tamponlarını güçlendirmesi kritik önem taşıyor.