Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın girişimiyle kurulan Barış Kurulu (Board of Peace), Gazze Şeridi’nin güneyinde pilot bir ‘insani bölge’ oluşturmayı planlıyor. Yetkili bir kaynağa göre, bölgenin siviller için güvenli bir sığınak olarak tasarlanması hedefleniyor. Ancak diplomatlar ve sivil toplum kuruluşları, bu planın uluslararası insancıl hukuku ihlal edebileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle Filistinli sivillerin zorla yerinden edilmesi riski ve bölgenin statüsü tartışma yaratıyor.
Planın Ayrıntıları ve Uluslararası Tepkiler
Barış Kurulu’nun önerdiği pilot bölge, Gazze’nin güneyindeki Han Yunus kenti yakınlarında konumlandırılacak. Yetkili, bölgenin “insani amaçlı” olacağını ve burada sivillere barınma, gıda ve sağlık hizmeti sağlanacağını belirtti. Ancak BM ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi gibi kuruluşlar, böyle bir bölgenin oluşturulmasının, sivillerin güvenliği için yeterli garantiyi sağlamadığı gerekçesiyle endişeli. Uzmanlar, planın uygulanması halinde, sivillerin zorla yerinden edilmesinin savaş suçu teşkil edebileceğini vurguluyor.
Öte yandan, İsrail yönetiminden henüz resmi bir açıklama gelmezken, bazı İsrailli yetkililerin plana sıcak bakmadığı iddia ediliyor. Hamas ise bölgeyi “işgal altında bir getto” olarak nitelendirerek reddetti. Filistin Yönetimi de benzer bir tutum sergileyerek, bölgenin Filistin topraklarının bölünmesine yol açacağını savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu girişim, Trump döneminde başlatılan ve İsrail-Filistin çatışmasına “Yüzyılın Anlaşması” olarak sunulan barış planının bir parçası olarak görülüyor. Ancak eleştirmenler, planın Filistin devletini fiilen ortadan kaldırdığını ve İsrail’in ilhak politikalarını meşrulaştırdığını öne sürüyor. Bölgedeki insani kriz derinleşirken, uluslararası toplum Gazze’ye yönelik yardımların kesintisiz devam etmesini talep ediyor. ABD’deki mevcut Biden yönetimi ise konuya temkinli yaklaşıyor ve planla ilgili resmi bir değerlendirme yapmaktan kaçınıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği tarihsel destek ve Gazze’ye yönelik insani yardım çabalarıyla bölgede aktif bir rol oynamaktadır. Trump’ın Barış Kurulu’nun bu girişimi, Türkiye’nin başından beri karşı çıktığı tek taraflı ve Filistinlilerin haklarını göz ardı eden planların bir devamı niteliğindedir. Türkiye’nin, sivil kayıpları artırabilecek ve bölgesel istikrarı daha da bozabilecek bu tür adımları reddetmesi beklenir. Ayrıca, Türk ajansları ve STK’larının Gazze’deki mevcut insani operasyonları, bu yeni planla çelişebilir. Ankara’nın, uluslararası hukuku temel alan, kapsayıcı bir barış süreci için diplomatik girişimlerini sürdürmesi muhtemeldir.