ABD Başkanı Donald Trump, 80. yaş gününü kutladığı Pazar günü, Beyaz Saray’da yaptığı sürpriz bir açıklamayla Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında 108 gündür devam eden savaşı sona erdiren bir anlaşmaya varıldığını duyurdu. Trump, “Herkese tebrikler! Hürmüz Boğazı’nın ücretsiz açılışını tamamen yetkilendiriyorum” ifadelerini kullandı. Anlaşma kapsamında İran’ın nükleer programına yönelik kısıtlamalar ve ABD yaptırımlarının kaldırılması gibi maddeler yer alıyor. Diplomatik kaynaklar, görüşmelerin son haftalarda yoğunlaştığını ve her iki tarafın da savaşın ekonomik ve insani maliyetlerini azaltma konusunda istekli olduğunu belirtiyor.
Anlaşmanın arka planı: 108 günlük savaş
Çatışmalar, İran’ın 23 Mart’ta Hürmüz Boğazı’nda ABD Donanması’na ait bir savaş gemisini durdurmasıyla başladı. Olayın ardından ABD, bölgeye ek askeri güç gönderirken İran da misilleme olarak boğazı mayınladı. İlk haftalarda hava saldırıları ve deniz çatışmaları yaşandı; her iki taraf da sivil kayıplar ve altyapı hasarları bildirdi. Uluslararası Enerji Ajansı, savaşın küresel petrol fiyatlarında yüzde 30’luk bir artışa neden olduğunu ve dünya ekonomisini resesyon riskiyle karşı karşıya bıraktığını açıkladı. Birleşmiş Milletler’in arabuluculuğunda başlayan müzakereler, Suudi Arabistan ve Çin’in de dahil olduğu dolaylı görüşmelerle hız kazandı.
Anlaşma metni henüz kamuoyuyla tam olarak paylaşılmamış olsa da, sızdırılan bilgilere göre İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini üçüncü taraf ülkelerin denetimine açmayı kabul ederken, ABD de İran Merkez Bankası üzerindeki yaptırımları kaldırmayı taahhüt ediyor. Ayrıca, Hürmüz Boğazı’nın serbest geçişini garanti altına alan bir güvenlik koridoru oluşturulması planlanıyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Anlaşma, Ortadoğu’da geniş yankı uyandırdı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, ihtiyatlı bir iyimserlikle karşılarken, İsrail güvenlik endişelerini dile getirdi. İsrail Başbakanı, “İran’ın nükleer kapasitesine dair somut garantiler olmadan yapılan her anlaşma bölgeyi riske atar” açıklamasında bulundu. Rusya ve Çin, anlaşmayı memnuniyetle karşılarken, Avrupa Birliği ekonomik iş birliği çağrısı yaptı. Küresel piyasalarda petrol fiyatları yüzde 5 düşerken, borsalar olumlu tepki verdi. Analistler, anlaşmanın İran’ın bölgesel nüfuzunu artırabileceği ve Yemen, Suriye gibi krizlerde yeni dinamikler yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile 500 kilometrelik ortak sınıra sahip olması ve Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerji hatlarına bağımlılığı nedeniyle anlaşmadan doğrudan etkilenecek. Enerji maliyetlerinin düşmesi, Türkiye’nin cari açığını azaltabilir ve enflasyonla mücadeleye katkı sağlayabilir. Öte yandan, ABD-İran ilişkilerinin normalleşmesi, Türkiye’nin İran ile ticaretini ve enerji iş birliğini kolaylaştırabilir. Ancak bu gelişme, ABD’nin bölgede askeri varlığını azaltması durumunda Türkiye’nin güvenlik endişelerini artırabilir; özellikle PKK/YPG gibi terör örgütleriyle mücadelede ABD desteğinin azalması riski bulunuyor. Ayrıca, İran’ın bölgesel ağırlığının artması, Türkiye’nin Suriye ve Irak politikalarında yeni dengeler kurmasını gerektirebilir. Dışişleri Bakanlığı’nın anlaşmayı “ihtiyatla memnuniyet” ile karşılaması bekleniyor.