Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelensky, 24 Eylül Salı günü New York'ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısı marjında ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya geldi. Görüşme yalnızca 40 dakika sürdü. Edinilen bilgilere göre taraflar iyimser bir tablo çizdi ve bu yönde açıklamalarda bulundu. Zelensky, "Bu savaşı bitirmeyi umuyorum ve Başkan Trump..." diyerek sözlerine devam etti. Ancak görüşmeden somut bir sonuç çıkmadı; ateşkes, askeri yardım veya yaptırımlar konusunda herhangi bir anlaşma duyurulmadı.
Görüşmenin Arka Planı
Zelensky ve Trump arasındaki ilişkiler, 2019'da Trump'ın Zelensky'den siyasi rakibi Joe Biden hakkında soruşturma başlatmasını istediği iddiasıyla patlak veren ve Trump'ın ilk görevden alma sürecine yol açan telefon görüşmesi nedeniyle inişli çıkışlı bir seyir izledi. Trump, başkanlığı döneminde Ukrayna'ya askeri yardımı geçici olarak askıya almış, bu da Kongre'de tepkilere neden olmuştu. 2024 seçim kampanyasında ise Trump, Ukrayna'ya verilen desteği sorguladı ve savaşı hızla bitireceğini vaat etti. Bu görüşme, Trump'ın yeniden başkan seçilmesinin ardından Zelensky ile ilk yüz yüze teması olma özelliği taşıyor. Görüşmenin BM Genel Kurulu sırasında gerçekleşmesi, Ukrayna'nın uluslararası platformda desteğini koruma çabası olarak yorumlandı.
Görüşmenin kısa sürmesi ve somut çıktı olmaması, ABD'nin Ukrayna politikasındaki belirsizliği yansıtıyor. Trump yönetimi, Avrupa'nın savunma harcamalarını artırması ve Ukrayna'ya desteğin Avrupa tarafından üstlenilmesi gerektiğini savunuyor. Bu durum, Kiev'in en büyük askeri ve mali destekçisi olan ABD'nin pozisyonunda bir değişiklik olabileceği endişelerini artırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rusya-Ukrayna savaşı, Avrupa güvenlik mimarisini derinden etkiledi. NATO'nun genişlemesi, Finlandiya ve İsveç'in ittifaka katılması, Avrupa'da savunma harcamalarının artması bu sürecin sonuçları arasında. ABD'nin Ukrayna'ya verdiği desteğin azalması veya koşullara bağlanması, Rusya'nın elini güçlendirebilir ve bölgesel istikrarsızlığı artırabilir. Avrupa Birliği ülkeleri, Ukrayna'ya askeri ve mali yardımı sürdürme konusunda kararlı görünse de ABD'nin rolü kritik. Trump'ın "önce Amerika" politikası, transatlantik ilişkilerde gerilim yaratıyor ve Avrupa'nın stratejik özerklik arayışlarını hızlandırıyor.
Görüşmenin ardından yapılan açıklamalarda Zelensky, ABD'nin desteğinin devam edeceğine inandığını belirtirken Trump ise "iyi bir görüşme" olduğunu söylemekle yetindi. Ancak somut adımların atılmaması, Ukrayna'nın önümüzdeki dönemde zorlu bir mücadele vereceğini gösteriyor. Savaşın gidişatı, Batı'nın birlik ve kararlılığına bağlı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında denge politikası izleyerek hem Ukrayna'ya insansız hava araçları ve diplomatik destek verdi hem de Rusya ile ekonomik ve enerji ilişkilerini sürdürdü. Tahıl koridoru anlaşması gibi kritik girişimlerde arabuluculuk yaptı. ABD'nin Ukrayna'ya desteğinin azalması, Türkiye'nin bölgedeki arabuluculuk rolünü daha da önemli hale getirebilir. Ancak aynı zamanda Rusya'nın daha agresif davranmasına yol açarak Karadeniz'de güvenlik risklerini artırabilir. Türkiye, NATO müttefiki olarak ABD ile ilişkilerini dengelemek ve Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü desteklemek arasında hassas bir çizgide ilerlemeye devam edecek.