ABD Başkanı Donald Trump ve müttefikleri, Yüksek Mahkeme'nin Fed üyesi Lisa Cook'u görevden alma girişimini bloke etmesinin ardından Federal Rezerv'in yapısını değiştirme çabalarını yeniden canlandırıyor. Bloomberg'in bildirdiğine göre, Trump yönetimi, merkez bankasının bağımsızlığını sınırlama ve para politikası üzerinde daha fazla siyasi kontrol sağlama hedefiyle yeni adımlar atmayı planlıyor. Cook'un pozisyonu, Trump'ın atadığı başkan Jerome Powell ile yaşanan gerilimlerin ortasında kritik bir test haline gelmişti.
Gelişmenin Arka Planı
Trump, görev süresi boyunca Fed'in faiz politikalarını sık sık eleştirmiş ve düşük faiz oranları talep etmişti. Yüksek Mahkeme'nin Cook kararı, başkanın Fed üyelerini doğrudan görevden alma yetkisini sınırlayan bir emsal oluşturdu. Bloomberg muhabiri Enda Curran’ın aktardığına göre, Trump ve ekibi şimdi Fed’in karar alma süreçlerini siyasi atamalarla daha fazla etkilemenin yollarını arıyor. Bu kapsamda, mevcut üyelerin yerine Trump yanlısı isimlerin atanması ve para politikası kurallarının başkanlık ofisi tarafından onaylanması gibi öneriler masada.
Özellikle Trump’ın 2024 başkanlık kampanyası sırasında vaat ettiği “Fed’i Beyaz Saray’a bağlama” söylemi, bu hamlelerin siyasi arka planını oluşturuyor. Ancak uzmanlar, bu tür bir müdahalenin ABD merkez bankasının bağımsızlığını zedeleyerek enflasyonla mücadele güvenilirliğine zarar verebileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Fed’in bağımsızlığına yönelik bu baskı, küresel piyasalarda dalgalanmaya neden olabilir. Dünyanın en büyük ekonomisinin para politikasının siyasallaşması, gelişmekte olan ülkeler başta olmak üzere tüm dünyada faiz oranları, döviz kurları ve sermaye akışlarını etkileyebilir. Avrupa Merkez Bankası ve diğer büyük merkez bankaları, bu gelişmeyi yakından izliyor. Trump’ın bu hamlesi, aynı zamanda ABD’nin küresel ekonomik liderlik rolünü sorgulatabilir. Özellikle Çin ve Rusya gibi rakipler, ABD’nin kurumsal istikrarına yönelik bu tür baskıları kendi lehlerine kullanma fırsatı görebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fed’in bağımsızlığının zayıflaması, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için doğrudan risk oluşturuyor. ABD para politikasının siyasallaşması, küresel faiz oranlarında öngörülemezliği artırabilir ve bu da Türk lirası üzerinde baskı yaratabilir. Ayrıca, Türkiye’nin kendi merkez bankası bağımsızlığı konusunda yaşadığı tartışmalar düşünüldüğünde, bu gelişme uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye yönelik algısını dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, bu süreçte güçlü bir ekonomik duruş sergileyerek küresel belirsizliklerden en az etkilenmeye çalışmalıdır.