Ekonomik durgunlukların temelde öngörülemez olduğunu belirten ünlü ekonomist Tyler Goodspeed, İran ile yaşanan jeopolitik krizin neden küresel bir resesyona dönüşmediğini analiz ediyor. Goodspeed'e göre, savaş beklentilerinin aksine, çatışmanın sınırlı kalması ve enerji piyasalarındaki ani dalgalanmaların kontrol altına alınması, olası bir ekonomik çöküşü engelledi. Ancak bu durum, krizlerin ekonomik etkilerinin her zaman beklendiği gibi olmadığını da gösteriyor.
Gelişmenin Arka Planı
İran ve ABD arasındaki gerilim, 2020 yılı başlarında General Kasım Süleymani'nin öldürülmesiyle zirveye ulaşmıştı. Birçok ekonomist, o dönemde İran'ın boğazları kapatması veya bölgesel bir savaşın patlak vermesi halinde petrol fiyatlarının fırlayacağını ve küresel ekonominin resesyona gireceğini öngörüyordu. Ancak tarafların çatışmayı sınırlı tutması, piyasaları şaşırttı.
Goodspeed, bu durumu açıklarken, "Ekonomik durgunluklar temelde öngörülemezdir. Çoğu model, ani jeopolitik şokları doğru tahmin edemez. İran krizi, aslında piyasaların adaptasyon kapasitesinin ne kadar yüksek olduğunu gösterdi. Petrol fiyatları kısa süreliğine yükselse de, arz güvenliği kaygıları yatıştı ve fiyatlar eski seviyesine döndü." ifadelerini kullanıyor.
Öte yandan, pandemi sonrası dönemde yaşanan talep şoku, savaşın etkilerini gölgede bıraktı. Goodspeed, pandeminin neden olduğu durgunluğun, İran krizinin potansiyel etkilerini bastırdığını belirtiyor. "Aslında savaş değil, pandemi resesyona neden oldu. Eğer pandemi olmasaydı, belki İran krizinin etkilerini daha net görebilirdik," diyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Goodspeed'in analizine göre, İran krizi bölgesel bir çatışma olarak kaldığı sürece ekonomik etkileri sınırlı oldu. Ancak Körfez ülkeleri ve Irak gibi komşu ekonomilerde kısa vadeli dalgalanmalar yaşandı. Küresel piyasalar ise daha çok Çin ve ABD arasındaki ticaret savaşına odaklanmıştı. Goodspeed, "Jeopolitik risklerin ekonomik büyümeye etkisi, genellikle abartılır. Piyasalar, belirsizliğe rağmen kendi rotasını çizer," yorumunu yapıyor.
Uzun vadede ise, İran'a yönelik yaptırımlar ve nükleer anlaşma müzakereleri belirleyici olacak. Goodspeed, bu belirsizliklerin gölgesinde yatırımcıların temkinli davrandığını ancak resesyon senaryolarının abartıldığı sonucuna varıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye ekonomisi açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, enerji fiyatları ve komşu pazarlardaki istikrar Türkiye için kritik öneme sahiptir. İran ile ticari ilişkiler ve doğalgaz bağımlılığı göz önüne alındığında, bölgesel bir savaşın olmaması Türkiye'nin enerji maliyetlerini ve ihracat potansiyelini olumlu etkilemiştir. Ancak Goodspeed'in vurguladığı gibi, ekonomik öngörülemezlik devam etmektedir. Türkiye, olası jeopolitik şoklara karşı daha dirençli bir ekonomi politikası izlemek zorundadır.