Trump yönetimi, federal temyiz mahkemesine sunduğu savunmada, yüksek vasıflı yabancı işçilere yönelik H-1B vizeleri için talep edilen 100 bin dolarlık ek ücretin bir vergi değil, göçmenlik kısıtlaması olduğunu ileri sürdü. Yönetim, bu gerekçeyle alt mahkemenin ücreti vergi olarak nitelendiren kararının bozulmasını talep ediyor. Dava, ABD'de teknoloji şirketleri başta olmak üzere birçok sektörü yakından ilgilendiriyor.
Gelişmenin Arka Planı
H-1B vize programı, ABD'li şirketlerin belirli uzmanlık alanlarında yabancı iş gücü istihdam etmesine olanak tanıyor. Trump yönetimi, 2020'de yayımladığı bir yönetmelikle, belirli H-1B başvuruları için 100 bin dolarlık ek ücret getirmişti. Bu ücret, özellikle Hindistan ve Çin gibi ülkelerden gelen yüksek vasıflı işçileri hedef alıyor ve başvuru sahibi şirketler tarafından ödeniyor.
Alt mahkeme, söz konusu ücretin aslında bir vergi olduğuna hükmederek yönetmeliği geçersiz kılmıştı. Mahkeme, ücretin hükümete gelir sağlama amacı taşıdığını ve bu nedenle Kongre'nin yetki alanına girdiğini belirtti. Trump yönetimi ise bu karara itiraz ederek temyize başvurdu.
Yönetimin temyiz dilekçesinde, ücretin bir "göçmenlik kısıtlaması" olarak tasarlandığı vurgulanıyor. Savunmaya göre, ücret H-1B vizelerinin kullanımını caydırarak Amerikalı işçilerin işlerini korumayı amaçlıyor. Bu nedenle, ücretin bir vergi değil, göçmenlik politikası aracı olduğu ileri sürülüyor.
Bölgesel veya Küresel Boyut
Dava, ABD iş dünyasında geniş yankı uyandırdı. Teknoloji devleri Google, Microsoft ve Apple gibi şirketler, H-1B vizelerinin yetenekli iş gücüne erişimde kritik rol oynadığını savunuyor. Bu şirketler, yüksek ücretlerin inovasyonu ve rekabet gücünü olumsuz etkilediğini belirtiyor.
Öte yandan, Trump yönetiminin göçmenlik karşıtı politikaları, küresel iş gücü hareketliliğini de etkiliyor. Hindistan ve Çin gibi ülkeler, ABD'nin vize politikalarını yakından izliyor. Mahkemenin vereceği karar, sadece ABD'deki iş piyasasını değil, aynı zamanda uluslararası yetenek akışını da şekillendirebilir.
Hukuk uzmanları, davanın sonucunun Başkan Biden'ın göçmenlik politikalarına da etki edebileceğini belirtiyor. Biden yönetimi, Trump döneminin bazı sert göçmenlik politikalarını yumuşatmış olsa da, H-1B vizeleri konusunda henüz kapsamlı bir reform yapmış değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'den ABD'ye çalışmaya giden yüksek vasıflı iş gücü açısından önem taşıyor. H-1B vizeleri, Türk mühendisler, yazılımcılar ve akademisyenler için ABD iş piyasasına giriş kapısı niteliğinde. Ücretlerin artması veya vize koşullarının zorlaşması, Türk beyin göçünü yavaşlatabilir. Ayrıca, Türk şirketlerinin ABD'de ofis açma veya personel gönderme planlarını da olumsuz etkileyebilir. Mahkeme kararı, Türkiye'nin ABD ile ticari ve teknolojik iş birliği stratejilerinde dikkate alınması gereken bir faktör haline gelmiştir.